14 Ocak 2008 Pazartesi

Yadigar Gòtùr

Sair Celali den Bir Siir

Ev bark yapmak için tenli mereği
Düzüp kotardığın tepir eleği
Şu gavdan yaptığın tecir tereği
Divan-ı bari'ye yadiğar götür...
_____________________________________

Tarih Agustos 1999 -Not dùstùm tarihe...
-------------------------------------------
Almanya dayim.Gùnlerden bir pazar gùnù.Ve ben pazar gùnù çalismamanin verdigi,rahatlikla,
çalisarak geçen bir haftanin tùm yorgunlugunu atmak istegi ile,1-2 saat daha fazla
uyumak için hala yataktayim saat sabahin 08 veya 08.30 u.Telfonumun yirtici zil sesi ile uyandim.Uyku mahmurlugu ile;-Alo buyrun"dedim.Karsidaki ses"-Selam bile vermeden
"-Mansur hala yatiyormusun.Turkiye de çok siddetli bir deprem olmus ,binlerce insan òlmùs,bazi sehirler yerle bir olmus.Kalk acele telefon et ailene.olayin ayrintilarini ògren ailene birsey olmusmu?Daha sonra bana bildir,bekliyorum." diyerek telefonu kapatti.Tabiki sesinden tanimistim.Vietnamli arkadasim "Nguyan Van Tich" idi.(Vietnamlilar çinlilere ve Tayland veya Filipinlilere gòre temiz,arkadaslik yapilabilecek durustleri oldugu gibi ayni zamanda çok tehlikelilerde.Bazilari gòzùnù kirpmadan insan oldurebilir).
Hertaraf kapali idi.Telefon için çarsiya gitmem lazimdi.Yola çikip tramvay bekleyip merkeze ulasincaya kadar 40-45 dakika geçti.Ailemle gòrùstùm saglikli idiler ama binlerce insan òlmùstù.O an Yùregimde kopan tufanlari kelimelerle anlatamam.Tanimadigim halde,gòrmedigim halde,akrabam olmadigi halde òlen insanlar için aglayabilmenin ve aglamanin,dua edebilmenin ve etmenin anlamini ben, iste o gùn kavradim ve yasadim.O gùn ,o yirtici telefon sesi ve Nuguyan Van Tich'in ayni milletten ve dinden olmasakta baskasinin,benim acimi aci edinmesini hiç unutamiyorum.
O gùnù her hatirladikça hicrana gòmùlmekteyim.Bu vesile ile o gùn terki dùnya eden depremzadeleri rahmetle yadediyorum ve Yaradan'in da onlari Rahmeti ile yargilamasini
diliyorum.
Selam ve dua ile...

Dertlerimle Yaniyorum -- Masal Degil

Onulmaz sancilarin arefesindeyim,
Yùregim yaniyor, yanginlardayim.
Yùregimde,birseyler oluyor,
Geceleri, uyku tutmuyor beni,
Hiçbirsey yeni degil,sana sundugum,
Dertlerimle, basbasa oldugum,
Bir gerçek,gùnes gibi...
Yillarin yùkledigi, dertlerimle,
Yaniyorum, ben simdi.
Mansur A.(Y.K.)
--------------------------------
MASAL DEGIL

Sana sundugum;yùregimin sesi...
Yillarin,sirtima vurdugu,zulmùn òykùsù.
Hazir degilsen,yùrek sizisi çekmeye,
Hiç gelme,bu òykùyù sevdigim, dinlemeye.

Daglara erken dùsen, çigin ùrpertisi...
Erken baharla açan,lalenin,sùmbùlùn òykùsù,
Gònùllere yagan,yagmurlarin sesi,
Irmak olup akan gozyaslarinin tùrkùsù.

Bulutsuz bir gecede,çakan simseklerin,
Dolu vurup,yere serilmis ekinlerin,
Sevipte, alamayan gònùllerin,
Sevdigine hasret,asiklarin tùrkùsù...

Masal degil,sana sundugum,
Siladan uzak,sevdigine hasret hayatin òykùsù,
Gurbette geçen ,yillarin ardindan,
Sevdigine kavusamamanin,yanik tùrkùsù...

Mansur Akran(Y.K.)

Yagmurlar

Yagmurlar sonradan geldi,
Sen varken yoktu.
Sen yanimda iken, bòylemi idim sanki?
Islatabilirmiydi yagmurlar beni?
Yùregim, yerinde yok simdi...
Rùzgarlar alip gòtùrdù.
ùsùyorum...
Yagmurlarin islakliginda,
Ben, sensizligi yasiyorum.
Rùzgarlarda savrulan, yaprak misali,
Sararip solmus,hazani yasiyorum.
Uzaklarda, simdi çok uzaklarda,
Gurbetellerde ben, sensizligi yasiyorum
Mansur Akran (Y.K.)

Not:Siirler gerçek hayatta yasananlara dayanmakta olup
her siirin bir hikayesi vardir.



13 Ocak 2008 Pazar

Siir

Kelimelerin,duygu sùzgecinden damla damla sùzùlmùs halidir siir.Aslinda,sòylemeye veya yazmaya çalismakla tam manasi ile yazilamaz siir.
Siir ,duygu demektir,siir ince his demektir,kisacasi siir yasanan hayat demektir.Bence,yasanmadan yazilan siir yavan bir siir olur. Tabiki istisnalar hariç.Bazan aniden eserek , geçip giden bir ruzgar misalidir siir.Bazan, nereden geldigi belli olmayan, duygu sagnagidir siir...Iste o duygu sagnaginda,kelimelerin o sagnakta yikanarak sekillenmesidir siir...

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...