31 Mayıs 2021 Pazartesi

YANGIN VAR İÇİMDE

Yoruldum Allah’ım çok yoruldum,

Ömrümden ömür gitti sayamaz oldum,

İhanet tugayında heder olan günlerim,

Beni benden aldı söyler misin ben kimim;

Tarandım Allah’ım hücrelerim hep dilim dilim,

Dilime düğüm çaldım nedem ki gülsün kaderim,

Bu ellerin yaman eli sızlıyor kalbim ve kemiklerim,

Viran olmuş bahar yazda da ısınmıyor içim;

Ey beni bekleyen benden habersiz aşkım,

Aşkıma kurşun attılar duman oldu başım,

Gezgin değilim yeni gönüller değil keşfim,

Kâşif oldum kör kuyulardan su bulmak muradım;

Dağlarda beyaz kar içinde saklı beyaz mendilim,

Göz yaşlarımı çıkınlayıp karın dibine sakladım,

Dağlara göğüs gerdim Ferhat oldum dağı deldim,

Tünelin ucunda acaba bekler mi beni Şirin’im;

Tutmayın beni kanatlarım kırık semada umudum,

Umutlarımla gezdim alemi ancak kendimi seyreyledim,

Acılardan karılmış hamurum bu ateşlerde nasıl yanarım,

Allah’ım yoruldu bu kulun imdat eyle sadece sana geleyim!

Erol KEKEÇ/31.05.2021/12.53


30 Mayıs 2021 Pazar

SEN VE BEN

Uzun bir yol bir ucunda sen bir ucunda ben,

Bir kor yanıyor bağrımda koru sen dumanı ben,

Neşvünema bilmem ben kaderimi yazan hep sen,

Ürküten bir meydan içinde ben alemi seyreden sen,

İnceden bir kar yağar tane ben karar veren sen,

Yaradanım yaradan yandım ben merhamet eli sen!

Dağlar gibi kalbi oyulan ben oyanı gönderen sen,

Bu acunda aciyanlara yem olan ben onları salan sen,

Sana kul olmak istiyorum ben muradıma kavuştur sen!

Azgın zaman azığımı yolluk eyledim ben duam sana ayan,

Kavuşmak için gün gün eridim ben bu alemde kavuştur sen,

Bir körük konmuş yanıyorum ben ne olur sükunete kavuştur sen,

Ahvali halimi arz eyledim ben bu biçareyi çaresiz bırakmazsın sen!

Muradıma kavuştur yaradanım çare sen biçare ben!

Erol KEKEÇ/30.05.2021/21.32


 

29 Mayıs 2021 Cumartesi

HÜZÜN DUVARI

Hayallerimi büyüttüğümü düşünürken,

Çocuklar gibi oyunların içinde büyüdüm ben,

Büyürken de sahidim oynamayı beceremedim,

Umursanmadığım hayatta şimdi seyirci miyim;

Paralar para doğururken yaşamı yutup gider mi,

Libidoyu parçaladım bunca hazlar mideme siner mi,

Eyvah demedim nedir bu kara yazı eyvah ki ne eyvah,

Çocukken aldığım kaval benim için mi şimdi çalıyor;

Elimi sürdüm tırtıklı duvar karşımda duran alınyazım,

Atımı sularken mucuk kaçmıştı gözüme hala acısı var,

Gece köpekler havlarken yıldızlar kayardı damımızdan,

İçime gömülür kendimi dinlerdim nefesimi vermeden;

Beşimde neysem on beşimde aynı bulutlar hala başımda,

Gece mehtaba şiirler söylerdim dolunay ışığı altında,

Harabeden baykuş öterdi dışım yasa içim gama dönerdi,

Başımda duman gamla yaşadım ellisinde dağım gamla kaplı;

Hüzünleri bırak cengâver gönlüm ruhlar aleminde umudum,

Ruhları ölenlerle aynı gemide eğlendim ömrümü yedim,

Günleri getiremiyorum çocukken bir başkaydı oyun dediğim,

Hüzün duvarında asılı üryan bir resim meğer o benmişim;

Erol KEKEÇ/29.05.2021/23.06


SABAHIN MAHMURLUĞU

Sabah uyandığında göz yaşlarınla yüzünü yıkadın mı,

Ağlarken akan göz yaşların çiçekleri kucakladı mı;

Sakin bir bahar sabahında kumrular kondu mu kapına,

Gülleri incitmeden yüreğinle kokladın mı yeni açılırken;

Ömrün mü aşık sabaha yoksa sabah mı yakmış abayı sana,

Sabahları dipdiri kalkarak meyyit gibi görünmek niye,

Usulca dinlenirken sabah meltemi okşadı mı seni,

Akşamdan kırıntı kalmış mı hayallerinde güne girerken;

Günlerin ve sen zaman treninde aralıksız yola giderken,

Elinde kalem gözlerinde uyku kuş sesleriyle irkildin mi sen,

Bakış üstüne bakış taş üstüne taş koymadan gider mi bu tren,

Ellerinle avuçla yüreğinle kokla uyan ve koş kalk yattığın yerden;

Erol KEKEÇ/29.05.2021/07.37


28 Mayıs 2021 Cuma

DİLİM ÇATALLANDI

Sevgiyle büyüttüğüm duygularda emekledin,

Güveni çaldın harap olan bende sevgi bırakmadın,

Hangi dala konarsan orayı hemen vatan eyledin,

Yağmura göre sevgin tarlayı yağmurla gezdirdin;

Canımın canı dilim çatallandı kelimeler tükendi,

Geceye mersiye söylerken gündüze naat dizdin mi,

Koynuma geceyi alıp içinde seni büyütmedim mi,

Gündüz senden rehin mi aldı heba olan geceleri,

Dilimin üslubu sevgi bağından eli boş döndü,

Mızıka mı sandın çalanı dilime doladım gün eyledim,

Geceyi basu badel mevt gördüm gündüzü hesap bildim,

Acılar bağrıma tünerken hangi eli kendine mesken ettin!

Erol KEKEÇ/28.05.2021/00.58



26 Mayıs 2021 Çarşamba

NALLADIM ATIMI

 Acılar saç tellerimle yarış halinde,

Her yerden bastırıyorlar beynime,

Beyin kapımı çalmak için peş peşe,

Sanki şafakta gelmiş hepsi üstüme;

Nazlı nazlı laf söylerken yüzüme,

Tebessüm için gerildim saatlerce,

Acıları sessizce gömdüm içime,

Sanma ki neşe coşku hepsi bende;

Ayrılık vaktiymiş vakitsiz gelen,

Acılarımı bilmesin yüzüme gülen,

Garip geldim garip giderim ben,

Elbet cesedimi bulur bir geçen;

Sözüne kandım aldandım acısına,

Başım ağrıdı gidemedim yasına,

Yuva kurdu acılar bahçeme bağıma,

Görürsem dayanamam mezar taşına;

Suladım yüreğimle büyüttüm elimle,

Makus talihim gülmedi yüzüme,

Dört nala acılar yular takılı enseme;

Parola sorsalar da gelmeyeceğim dize;

Viran olmuş bağdan topladım korukları,

Ağzımı tırmaladı ekşimsi bir tadı vardı,

Bu acılar bozsa da ağzımın tadını,

Ekşiler ve acılarda tükettim bu hayatı!

Sorma yolcu bu han bana haram oldu,

Yemliği topladım nalladım atımı,

Deh dedim mi durduramam küheylanımı,

Yolcu yolunda gerek anladın mı muradımı?

Erol KEKEÇ/26.05.2021/00.31


25 Mayıs 2021 Salı

YARAMI KANATMAYIN

 Sallanırken hamakta başım döndü,

Alerji yaptı   kavak polenleri,

Rehavet bulanık su gibi şimdi,

Buralar ömrümden ömür yedi;

Uzaktan kurdum yârin hayalini,

Bilmem ki hayaller gerçeğe döner mi,

Kararan gökte yazdılar   fermanımı,

Yârin haberi bağrımı kavurup yaktı;

Gül endamın Selvi yüzün hazan,

Hayallerim dipdiri gönlüm perişan,

Zaifu nizar oldu bedenim talan,

Yârim haber saldı yanarken buhurdan;

Ölüm geldi düğün bana armağan,

Oklar saplandı sızlıyor yüreğim acıdan;

Al sevdiğim bu gelinlik sana ta nişandan!

Kana boyanmış yüreğim damlıyor her yanından;

Erol KEKEÇ/25.05.2021/11.49


 

23 Mayıs 2021 Pazar

BİLGEDEN BİR NOT

 Bu yolda sona varılmaz,

Işıklar sönmüş yol alınmaz,

Lastik patlak ömür dayanmaz,

Yamaç olsa da gözüm kararmaz,

Gideceğim bu acıya can dayanmaz;

Ürkmüş serçe gibi yüreğim hoplar,

Tomurcuklar alnımda erken patlar,

Acılar kuşatmış duygular beni parçalar,

Gök kararmış yıldızlar yüreğimi avuçlar,

Ruhum saman yolunda bilge gibi sayıklar;

Söğüt dallarında sazlıklar uyuya kalmış,

Püsküllü kamışlar rüzgâra abayı yakmış,

Yılan berdilere sarılmış pusu atmış,

Kaderin cilvesine bak yılan yılana takmış,

Bitmez bu yol çiviler bağrıma çakılmış;

Korku ile umut arasına çizgi çektim,

Viraneler yasta içine hikmet ektim,

Saksı boş tohum kurudu budur derdim,

Karşımda bir mezar taşı Allah’ım yenildim,

Rabbim boşa gitti ömrüm sana yorgun geldim;

Erol KEKEÇ/23.05.2021/22.08


GÜN BATARSA YENİDEN DOĞAR

Kim kimin peşinde belli değil,

Kimin şeyi kimin şeyinde önemli değil;

Neresinden tutarsan tut elinde kalır,

Bunlar kimsenin umurunda değil;

Yangın var hayatta alev sarmış etrafı,

Fahişe aynanın karşısında kendinden geçer,

Devlet Millet el ele kimin eli var bu işte;

Davullar çalınmadan olmaz mı bu düğün,

Merasimden evvel davulla uyarmak mı gerekir;

Köyden köye köpek havlar derdi eskiler,

Köpekler bağlı acaba kimden gelir bu sesler;

Failler kral gibi beslenir maktuller katil gibi gider,

Bir sorun bakalım adalet ne zamandan beri tatildir;

Ahmaklık kitabından bir anekdot okudular,

Haşiyelerle notlar düşüldü boşa gitti mesajlar;

Kuyruk yaralı bu yılan daha çok canlar sokar,

Başını ezmek için sıraya girmiş silahlı hokkabazlar;

Açıldı bir kara delik yutuyor kim varsa kapsama giren,

Bu dehlizin sonu hangi denize gider var mı bir bilen;

Lağımlar kurumazsa temiz sular boşa gider bu dereden,

Parçalansın lağımlar saçılsın b..klar temizlensin bir an evvel;

Kim kimin umurunda demeyin sakın her şey umurumda,

Ülkemi çıkarlarına harcayanların izi kalmasın bu topraklarda,

Vatanıma göz dikenler vatan diyerek bizi peşin satıyorsa,

Uyuşturulmuş halka pudra diyerek kokaini satar sokakta!

Açılsın yorganlar bunlar ısıtmıyor bizi bize bizden biri lazım,

Gönlümüze taht kuranlar yaklaşsın millet olarak selam duralım!

Erol KEKEÇ/23.05.2021/15.53



22 Mayıs 2021 Cumartesi

UMUT MU BIRAKMAM SENİ

Umudu zihnimde sakladım yüreğimde büyüttüm,

Ne oldu da zihnime isyan yüreğime kahreyledi;

Ne kadar gece varsa papatya gibi koparıp parçaladım,

İsyanda gözün kaldıysa neden yüreğimi boşa harcadın;

Gün doğarken kucakladım gün batarken bırakmadım,

Havadan mı kaptın bunca nemi hiç mi bana acımadın;

Dön gel sanadır bu sevda bak yüreğim solacak yoksa,

Kar tepelerinden yalın ayak geçerken aşkımda sen vardın;

Boynu kırılası zaman aldatılmış kız gibi bana bakıp ağlarken,

Geride kalan yılları almamı istemiyor sana emanet bu can;

Duvar dibinde unutulmuş çocuk gibi özlemle bekliyorum ben,

Akşama varmadan yetiş dayanamıyor bu can solacak her an;

Istıraplı günleri verdim yele savurdum kalburla taneler kalan,

Toprağa değdi ayaklarım ekelim taneleri sığırcıklar konmadan;

Bir ömür daha gitti yalnızlık mısralarında sözcüklere harf olan,

İnat etme birlikte yazalım bu kitabı herkes okusun umut olsun adı!

Erol KEKEÇ/22.05.2021/19.53


21 Mayıs 2021 Cuma

KAN YIKAR FİRAVUN’U

 Usul usul sokuldum,

Zehrini duymadım düşmanların,

Yılanlar cirit atarken

Çatlamış kara toprak gibi yandım,

Yavaş yavaş indirildim kızgın kaynamış kazana,

Yamyamlar dans ediyordu,

Bir parçamı koparmak için,

Dokunaklı ağıtlar yakan,

Halayın başında mendil sallarken,

Halaydakilere şerbet gibi dağıtıldı

Haşlamadan kalan suyum,

Hamdım yandım piştim kalmadı bende ben,

Acaba kim bu zehirlenmek istenen,

Mesafeler yalnızlığa şahitken,

Toplu yaşamlarda savruldu çöpe giden,

Zaman uğruna tüm zamanları yakarken,

Zamanla yanmış yüreğime kezzap döken,

Kalmayacak kimsenin kimse de ahı,

Gidince genişletmeyecekler gireceğin mezarı,

İnce bir sızı sanki damarlarımdan kanlar çekildi,

Kanla yıkadı Firavun ellerini kan yıkadı Firavunu,

Kimse bilmez yeryüzünde kan döken Firavunu,

Bu kanlar yıkar Firavunu kan yıkar Firavunu

Erol KEKEÇ/20.05.2021/23.54


20 Mayıs 2021 Perşembe

NEME LAZIM(!)

 Saldırı kin ve nefret söylemlerine alışkın olmayan kulaklarım,

Sevgi dostluk dayanışma ve kardeşlik türkülerine hasret kaldı,

Umudun kollarında büyüttüğüm ufkum geceye gark oldu,

Çıkmaz sokaklar mı ömrümün kesişim noktası,

Yıldırmaz acılardan kule yaptım gelmeyecek mi meraklısı,

Sonsuzluk ummanından soluklanırken nefesim daraldı,

Güneşten yansıyan kıvılcımlar tütmeyen ocağıma çıngı saçtı,

Bir buldum pir buldum derken yer yarıldı göğe tırmandı,

Boynumda asılı kaderim beyinsizlik fazlasını belime doladı,

Çifte hanlarda konaklamadım dağ başında bıraktım yatağımı,

Gelene git gidene gel denir mi geceye inat gündüze açtım acımı,

Kollarım dermansızlıktan yorulsa da saracağım her canlıyı,

Beyhude çöllerden geçerken neme lazım köyüne yolum düştü,

Dirileri diri diri gömerken ölülere ağıt yakıyorlardı,

Fırtınadan kalan sessizlik neme lazım köyünde çıldırmıştı sanki,

Damla damla yağan yağmur ölülere yağarken dirileri pas geçiyordu,

Dirilerini imha edenlere rahmet kapıları hepten kapanmıştı,

Yorgunluklarımı atarken çöle   dirilere çevirdim gözlerimi,

Ey neme lazım köyünün vurdum duymaz duyarsız kahramanları!

Dirileri acımadan toprağa gömerken mersiyeler ölülere mi kaldı,

Bu dünyanın döngüsü böyle gelmiş olabilir ama böyle gider mi,

Çılgınlıklarımı gömerek geldim Kulağınıza haber uçurmadılar mı,

Ölüleri gömerken dirileri yaşatmak için acılardaki kararlılığımı,

Ellerim uzanmasa da uzanan mutlarım yaracak tüm karanlıkları!

Erol KEKEÇ/19.052021/23:56


18 Mayıs 2021 Salı

ÖMRÜM BENSİZ

 Ezelden ebede bir yoldayım,

Ben fani bak ne haldeyim,

Çocukken attığım çığlıklarım,

Semaya çıkarken yakaladım,

Kurumuş ağaç gibi kırılganım,

Bahar yelinde incindi yüreğim,

Avuçladım bu benim kara yazım,

Akan zamanda çocukluğum,

Kırda gelincikler ayıkladım,

Süreklere sığırcık gibi dadandım,

Sarıldım doya doya burası vatanım,

Anam canım almışlar ecelsiz,

Bayrağa sarmışlar vakitsiz,

Kurşunlara gelmişim habersiz,

Vatanım ne halde sahipsiz,

Yanarım bir başıma kimsesiz,

Dualı çocukluğum şimdi duasız,

Gafletin tükettiği be hey beyinsiz,

Geldik ve gidiyoruz işte hepimiz,

Ömrüm kefene sarıldı bensiz,

Ezelden geldik ebede gideriz biz,

Çıkmadan yola yaktım topladıklarımı,

Bakarsam dörde ayırın acılı bağrımı,

Tutuştu kalbim her yanı mayın alanı,

Vatanımda vatanımla daraltılar yaşamı,

Bir ömür bıraktım dertli acılı yaralı,

Bulanlar katık eylemesin aşına acımı,

Viran bu can bozmasın ağzınızın tadını,

Vatanımda vatan özlemi içimi dışımı yaktı,

Emekle büyüttüğüm tüm umutlarımı,

Acımadan kurşunladı yalanın hipnotizanları,

Çıktığımda bu yola ben ve çocukluğum vardı,

Ben kalsam bari çocukluğum dumana karıştı,

Uzun bir yol kısa bir yolculuk başladı ve bitti,

Bedenimi yedi ruhum sana gelmek için dirildi;

Özgür ruhun silahıyım kim durdurabilir beni!

Erol KEKEÇ/18.05.2021/22.27


16 Mayıs 2021 Pazar

HÜSEYNİN KOKUSU VAR

 Bir yaşamın kıyısında durmuşum,

Denize dalanlara bir ıslık üfürmüşüm,

Anlaşılmayan dilde çaldığım ıslığım,

Kimine ninni kimine ağıt gibi gelmiş,

Aldırmadan devam eden ben yoluma dikilmişim,

Bak geçiyorum topraklarınızdan ayaklarım yalın,

Zeytinleriniz kararmış dalları kuşlar kuşatmış,

Küçük bir ağacın dibinde uykuya dalmış,

Gözlerini ovuşturarak kalktı yattığı yerden,

Beni görünce irkildi ve kendine geldi birden,

Adın nedir çiçeğim nereden bildin ben çiçeğim,

Topraklarımızda hasret kaldık acaba gelir mi baharım

Annem bu hasretle yanıp tutuşurken ben gelmişim,

Annem ve babam demiş ki bunun adı olsun çiçeğim,

Elbet bir çiçekle güzelleşir bir gün ülkem,

Ben o çiçeklerin hazırlık evresi olarak  doğmuşum,

Tüm çiçeklere öyle bir mesajım var ki söylemeyim,

Bahtını açmayanlar bahtı karardığında yanarım,

Ben bu topraklarda tomurcuklanmış bir çiçeğim,

İnciri narı zeytini hepsini çok severim, 

Âmâ topraklar benim hüzünlü aşk hikayem,

Bu hikayemin yazılmasını istersen sana vereyim;

Bana bak çiçeğim sen beni yedin tükettin,

Buraları görmüşken seninle öyle bir hasbihal edeyim,

Dedeleriniz bizi çok iyi bilirler her yere Güneş gibi girerim,

Güneşe engel olanları layık olduğu yere hemen çivilerim,

Adaletin gelmesi için varım yoğum hepsini feda ederim,

Çiçekler ekmek için geldim ve tüm çiçekleri severim,

Ömürlerine ömür katmak için vakitsiz açmalarını geciktiririm;

Kanla sulanmış topraklarda çiçeklerin kokusunu bir başka içime çekerim,

Kırmızı güller yetiştirmek en büyük hayallerim,

Ey bahtı karalı çocuk  ıssız dağ başında ne işin var derim,

Bu toprakları yaktılar ölüler dışarı diriler aşağı indiler,

Kumsalları kana boyadılar kumları Kerbela'ya savurdular,

Hüseynin kokusu var acaba Zeynep mi gelen,

Bak sevdiğim küçük tomurcuk çiçeğim,

Sen beni dinle ve gelecek çiçeklere öyle haykır,

Zalimlerin fermanı bitmeyecek çiçekler saksı görmeyecek,

Bülbüller kafese girince güllere hasret gidecek,

Herkesi doğasının dışında yaşama mahkum edecekler,

Bir Ahmet Yasin vardı dili ile koca dünyayı yerinden etti,

Korkularından onun dilini kesmek için dünyayı ateşe verdiler,

O ateşler içinden daha sonra senin gibi çiçekler yetişti,

Bak çiçeğim bu dünyanın hali hep böyle gitmez bunu bilin,

Yarınları omuzlamak için bugünden daha ileri gidin,

Dualarla uyuyanlar değil dualarla dirilenler gelsin,

Duanız olmasa siz ne işe yararsınız onun için haydi dirilelim;

Uyanıp etrafımızda kimseyi aramadan hemen kendimize gelelim,

Yoksa bizi kaynatıp dev diye sonrakilere suyumuzu içireceklerini bilelim,

Uyan çiçeğim bak bahar geliyor baharda uyanmaz mı tüm benliğim,

Ağıtlar yakmaktan yandım yanacak yerim kalmadı nasıl söyleyim,

Taarruza gelmeden boşu boşuna demeyelim Allah Kerim,

Biz öyle demezsek O kerim olmayacak mı Ey benim narin yalnız çiçeğim,

Bak analar ağıtlı çocuklar heyecanlı çiçekleri kurutmayalım,

Akdeniz öyle bir deniz ki yer herkesi ama o kurutmaz çiçekleri,

Denizin mavi engin sularında yüzerken yüreğimden bir damar çekildi,

O damardan kanlar boşaldı hem de sıcak sımsıcak kelimeler çoğalıp geldi,

Sen sakin ben pişman nasıl anlaşırız kelimeler aramızı acaba bulabilecek mi;

Geceleri uykusuz kaldım sokaklarda senin için bağırarak sarhoş gezdim,

Naralar yankılanırken üstünüze yağan bombaları merakla izledim,

Kamuoyu oluşturalım derken kamyonu o götürdü senin için dua ettim,

Duanız olmasa rabbim seni ne yapsın ayetini içime öyle bir  sindirdim,

İnsana ancak emeği var buyruğunu bildiğim için sizlerle olacak bu devrim,

Devrimler olmadan çiçeklerle çıkacağız insanları diriltmek için,

Sen öyle toprakların çiçeğisin ki adına naatlar yazılır suya hasret gidersin,

Suya hasret kalanlara nasıl yardımcı olayım bunu  bana söyler misin!

Kim ne kadar su taşıdı diye sakiler kanal derdinde iken,

Susuz toprakta kırmızı gül ve sen yoksa su mu taşıyorsunuz bize demeden,

Bir anda çiçeklendi topraklarınız her yan kırmızı beyaz sularınız nerden!

Bu çiçekler bu coğrafyayı kuşatacak buna inanalım önce ben sonra sen,

Ey Çiçeğim deme kader bak etrafı kokuya boyadı senin kader,

Yalnız olsan da içinde varsa bir cevher Yaradan seni Aleme sultan eder!

Erol KEKEÇ/16.05.2021/12.54




15 Mayıs 2021 Cumartesi

GELDİM SANA

Bağrıma sokulan bir hançer değil bu,

Acılar bağrıma değil yüreğime saplı,

Bu dünyanın kokuşmuş yaşamları,

Sevgi bağlarımı kökten imha etti,

Zamanı durduramıyorum çok hızlı

İçinde beni buğday gibi ezip geçti,

Umutlarım hep diri bedenim eskidi,

Nasıl tren ki yolları aşındırdı beni yedi;

Alamıyorum kendimden kendimi,

Bir bilseydim bu senaryo nasıl bitti,

Sahnelenmemiş oyunda misafir mi,

Bana verilen rol ömrümü yedi tüketti,

Gişe rakoru kıran film gibi hasılatım hani,

Oy anam oy bitmeyen dumanlar mı başımdaki,

İçim alev alev yanıyor yüreğimin her yeri,

Aynada gördüm kendimi zamana yenilmiş gibi,

Uslanmayan küheylan haritada yer arıyor sanki,

Yaratandan başka hamim yok kendimi bildim bileli,

Kullara minnet eylemedim gençliğim savrulup gitti,

Bilmem ki bu yaştan sonra şahidim gök mü yer mi,

Acıyı ba’su ba’del mevt bildim her gece içtim su gibi,

Gitti yalanlı günler geliyor ölümlü gerçek hazin mi hazin

Ben beni bulamadım ömrüm savrulup saman gibi gitti,

Oy canan canım sende kaldı nedir bu başımdaki duman,

Kahır yok alıp başımı gideceğim yollar uzun ömür kısa,

Acep sevdiğim bulur mu beni Azrail kapıma gelmeden önce!

İçimde bir havuz berrak sular sarmalamış doymadım içe içe,

Kim bıraktı beni bu dünyanın karanlık çekilmez içine,

Allah’ım sana ayandır benim hüznü şevki seyran olmuş bağım,

Tabip yollama acım derindir çıkmıyor içimden içim,

Acılarla hamurum karılmış acıları hep yudum yudum içtim,

Dermanım sensin rabbim Kalbim avuçlarımda sana geldim!

Erol KEKEÇ/15.05.2021/17.32


13 Mayıs 2021 Perşembe

ZAMANSIZ ÖLÜYORUZ

           Sığınakları parçaladım bir bakışla,

Güneş doğarken savurdum aşkımı,

Çimenlerde çiğ damlaları ağlarken,

Elimden tutan olmadı düşerken toprağa,

Yedi düvel dedikleri sırtımdan vurdu,

Dost bildiklerim onlara hep gaz verdi,

Anam ağlarken Aksa avlusunda elinde mendil,

Beni durdurabilir mi dünyanın eli kanlı vampiri,

Kızıl kanla çizildi Gazze sahilindeki çizgi,

Ağlamak yakışmaz yürüdük Melekler el etti bize,

Kana doymayan canavar kan kustu üstümüze,

Firavun kanla yıkadı elini kan yıkadı firavunu,

Bir gem yok mu dünyanın tüm pazarında,

Gemiler mi demirledi neden kapandı iskele,

Geçmişte kaldı elimizdeki sönmeyen meşale,

Geçmişin hatıralarıyla avunduk biz senelerce,

Aksa ümmetin dediler biz öldük onlar nerede,

Gök ağlamaz mı böyle reva görülen adalete,

Sığınaklar yanarken kim kiminle ne peşinde,

Acemi aşığım içim kan ağlarken derdim yerinde,

Ey aynalı kemer belimi sıkarken hizmetin kime,

Bir bayram yavrularımız yaralı kan revan içinde,

Göğümüzdeki bulutlar dost eliyle çöktü üstümüze,

Allah’tan başka dost dediklerimiz yaşamı dar etti bize!

Ben ağlayan coğrafyanın usanmaz ve yılmaz çocuğu,

Sularımız kurusa da kanlarımız yakacak bu soyu,

Makberi kazdım üstüm başım toprak çamur oldu,

Siyonizm’e acıyanı gömeceğim acıma duygum kayboldu!

Erol KEKEÇ/13.05.2021/01.20


11 Mayıs 2021 Salı

TAŞ VE TANK

 Namlunun ucunda hayat var,

Çiçekler elimde nezaket var,

Gökte ararken yerde olanlar,

Kararan evrende tuzak kurar;

Bezirganbaşı yolculuk mu var,

Yükünde yoksa silah mı var,

Yatağım yolda geçit mi var,

Haykırır yüreğimdeki acılar;

Sende silah bende yürek var,

Taştan korkan koca tanklar,

Bir çocuğun gözyaşında çuvallar,

Filistin’e ağıt yakışmıyor canlar!

Oradan oraya koşarak rahatlayanlar,

Sesiz çığlıkların acısını asla duymazlar,

Ağzı yüzü kan içinde analar bacılar,

Ne oldu da yerinize çakıldınız dostlar!

Böyle biter mi hiç silinmez acılar,

Dağlamıyor mu sizi ağlayan çocuklar,

Ahdine mührünü basmış yaradan var,

Sıraya girmiş kınamak için Müslümanlar(!);

Bir ömür döngüsü boşa geçen umutlar,

Kim kimin umurunda bu işler böyle uzar;

Yalanım varsa acımam silinsin mısralar,

Çıkarlar perdeliyor acımıyor domuzlar!

Erol KEKEÇ/11.05.2021/00.32


 

 

 

10 Mayıs 2021 Pazartesi

CANIMA KASTIN MI VAR

 Akıl pınarında duygularımı suladım,

Her meraya dalmam bellidir yerim,

Dikenleri geçerken güle selam ederim,
Duygularım yorulsa da nöbette aklım;
Be hey gafleti dost bilen işveli sevdiğim,
Mezar taşıma yazdırdım ben aklı evvelim,
Başım dumanlı olsa da bu dereyi geçerim,
Gölgen takılsa peşime bakarsam namerdim;
Su içmiyor her yerden asil duygularım,
Asaleti kendinden kişnerse gemlerim,
Güle sevdalı aşkından yanık bülbülüm,
Dorukta duygularım yanıyor içerim;
Bu yolları çok geçtim adım adım,
Yağmurlarda ıslandım aldım muradım,
Kastın mı var canıma yanıyor bağrım,
Duygularım yaralı sazı aldı eline aklım!
Bir ömür böyle biter mi hiç gülüm,
Sazıma seni hep mızrap bildim,
Her telden ayrı ses çıksa da çok sevdim,
Bülbül dertli bu çileler biter mi gülüm!
Erol KEKEÇ/10.05.2021/01.01


TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...