19 Aralık 2009 Cumartesi

HAYRANIM!

Bir hayranım ben,
Kime diye sormayın benden
Bilinmeyen bir elden
Vakti kuşanmış giden
Bir turna gökte süzülen
Bir yağmur buluttan dökülen
Bunlara bir hayranlık duyan
Kendime hayran olan ben!...
Menekşeler dalında solar mı,
Bülbül, yuvasına konar mı
Yaralar içerimde donar mı
Solmuş yürekler yanar mı
Hayranım hayran;
Orada yanan anam,
Ben de süzülen bir buluta hayran!
Unutma,ey dağlar!
Yüreğim senden yukarda çağlar,
Adımlarım küçük,umutlarım büyük
Ağlarım ağlarım yüreğimle dağlarım
Geçit vermese sarp kayalıklar,
gökyüzünde süzülerek akar,
İşte o yürek benim,
Bense bu kainatın sahibine;
HAYRANIM......!

Yıl:25.04.2009
Saat:15.10-15.20
Yer:Başakşehir-Çınar Koleji/İST
(Veli Toplantısı)
Erol Kekeç

YORULMUŞ GÖZLERİMİZ!

Sevdiğim yüzünü çevir de bir bak,
O göz aradığını asla bulamayacak
Direksiz donatılan masmavi gökte
Yorgunluktan bitap düşmüş gözlerin,
Hayretler eşiğinde çığlıklar basacak!...
Bu Güneş kararır mı bir gün,
Yıldızlar sararıp dökülür mü o gün
Dağlar yürütülür mü dersin,
Acayip bir şaşkınlık hava kararmış,
Tandır feveran edip bağırır,
Sevdiğim gözlerin hala ne arar durur!...
Vahş mi vahşi hayvanlar nerde;
Orman yalnızlığa gömülmüş
Çakallar yok nöbet yerinde
Kuyruğu inmiş aslanın,
Kral da hesap ödeme derdin de!
Bak sevdiğim senin gözlerin hala arar durur,
Ne arar neden bu kadar kudurur,
Gördün mü sular kaynıyor fokur fokur,
Diri diri toprağa gömülen kız
Hangi sırada hesaba durur;...
Ey sevdiğim!
Bak geldik ve işte gidiyoruz biz,
O sevdiklerimiz kaldı bizsiz
Yüreklerimiz savruldu sevdasız
Aramaktan bitap düşen gözlerimiz,
Bir damla yaşla canlanır mı dersin,
Bunu biz nerden biliriz,
Yaradan aşkına bak savruldu küllerimiz...

Yıl:15.04.2009
Saat:11.12-11.20
Yer:Başakşehir-Çınar koleji-11TM/İST
Erol Kekeç

18 Aralık 2009 Cuma

KADERİME VURGUN!

Sararmış bir yaprak gibi,
Alınyazım kaderime vurgun
Uslanmaz bir küheylan
Dünyalar arşınlasa her an,
Karanlık kaplasa meydan
Ne yapsa etse,bir yazıya kurban;
Bir bir saydım soluklarımı
Bilmem kırmızı gül açar mı,
O tomurcuklar yüreğimde kalır mı
Soluklarım solmadan,hayatım,
Alınyazıma konar mı...?
Uçurtmamı savurma rüzgar,
Umutlarım uçurtmamda uçar
Bir turna süzülse mavi gökte,
Soluklarım o yana şaklar!
Hey gidi günler hey,
Yarım kaldı avucumda oyunlar
Küçük yavrular alnıma bakar
Bir buse konsa yanağına
Sevinçten semaya uçar...;
Bir selam geldi uzaklardan
Yarenler hep gitmiş bu menzilden
Koklasam mı koklamasam mı?
Bu çiçekler gideceğimiz yerden!...
Ağlama sevdiceğim ağlama,
Yaraları bağladım bahtıma,
Bıraktım tomurcukları sana
Güllerim açmadan,sakın koklama!...
Yıl:06.04.2009
Saat:15.10-15.20
Yer:Başakşehir/Çınar-10TM sınıfı/İST
Erol Kekeç

13 Aralık 2009 Pazar

ÖYLE BİR ADAM Kİ!

Kırmızı toprağa değmiş ayağı
Çakır dikenlerinden yürümüş,
Sazlıklarda çok beklemiş
Karanlıkta konaklamış
Gündüzün canlanmış
Bir garip adamın
Hikayesinden derlediklerim...
Kış ve yaz ayırmadan
Her sabah yönelir Güneşe
Sağlam bir kayada
Yan gelip uzanır;
Kemiklerinde sıcağı
Duydukça kıpırdar damarları,
Yalnız adam başlar konuşmaya,
Gün batıda sallanıncaya kadar!
Sabahla başlar savaşa
Gün tam tepede
Terazi gelir dengeye
Gün batmadan evvel
Letafet akar dilinden...
Elleri katur kutur
Temmuz da Harran ovası
Ancak böyle çatırdar;
Feleğin çemberi dedikleri
Tekerlek kalmamış geçmediği
Bir ok yılanı gibi
Tüm yıldırımlar
Delip geçmiş yüreğini,
Yüreğinin her yanı yaralı
Kim anlar ondaki kederi,
Of çekmez ki bilinsin dertleri
Oh!Oh! der hep onun dilleri;
Bu adam öyle garip ki,
Hayatındaki gariplikleri
Anlamak bizi tüketti,
Gökyüzünü bulursa dumanlı sisli
Kaybolur kimse bilmez nere gitti
Kar ve yağmurda olur dipdiri,
Yanında acından ölse biri
Aldırmaz kendi yer elindekini,
Akşamları bir garip ki,
Pisagorun denklemi
Konfüçyusun hikmeti
Aristonun felsefesi;
Çözemez vallah'i ondaki gariplikleri;
Duadan başka yok bildiği
Ümmüyüm der yutturur kendini,
Saatlerce konuşsanda
Bazen duymaz dediklerini
Duysa da dinlemez böylelerini,
Garip adam dedikleri
Herhalde bu olsa yeri,
Evinin penceresi
Kapısının kilidi
Hepsi Allah'ın emaneti
İhtiyacı olan biri
Varsa girsin içeri,
Allah dilemese
Nerden bilir bu evi,
Demek hepsi Allah'ın işi
Bende Allah'ın garibi,
Siz bırakın beni,
O Allah unutur mu?
Benim gibi birini...
Hakkaten garip biri
Dünya alemin sevdiği
Onun umuruna gelmez ki,
Ümmüyim ümmüyim der
Bir bir keşfedilir gariplikleri,
Öyle bir adam ki,
Bir elinde cımbız
Bir elinde ayna,
Yan gelip yatmış toprağa
Benim gibi,
Biraz deli biraz veli
Bir garip,
Yalnız adam dedikleri
İşte böyle
Bir bedevi;
Yıl:01.05.2006
Saat:24.20-01.20
Yer:Çengelköy/İST
Erol Kekeç

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...