13 Şubat 2010 Cumartesi

HİKAYEMİZ!!!

Dert söyletmezmiş
Kim der bunu!
Söyleyen yalan söylemiş
Dert çürütür bedeni...

Aşk ayrılıkmış,
Çünkü dert yükü
Dertler bir bir öğünmüş
Aşk çevirir değirmeni;

Tebesüm sevgi de varmış
Doğru söyler sahibi,
Sevgiyle ekilmiş
Aşk sarar her nefesi;

Acılar paylaşılırmış
Bu bizim atasözü,
Kim acı çektirmiş
Paylaştığımız her kişi;

Susuz dudaklar kururmuş
Kurutanlar suyu kesti,
Bu nasihatta neymiş
Aldatanların mersiyesi;

El ve ayak kırılmış
Önemi yok ki,
Uygun fiyata baston varmış
Zalimlerin felsefesi!....

Yıl:08.06.2004
Saat:15.00-15.20
Yer:Kadıköy/İst
(Şa.E.Kekeç

DOKUNMA GARDAŞ!

Deniz çarşaf gibi göründü gözüme
Zemherinin soğuğunda Güneş vurdu yüzüme
Allı pullu dünyanın aldandım sözüne,
Acılarımı yine aktardım sazımın teline...

Dokunma gardaş yaram derinde
Dağlar kaçarken,o ağır yük benim belimde
Sözlerimiz yalan oldu, bu ihanet elinde
Dertlerim ben de kaldı,sazım yine ellerde...

Güneş sararıp dürüldüğünde
Yıldızlar kararıp döküldüğünde
Yapamadıklarımın hesabı bana sorulduğunda
Ben donakaldım,sazım konuştu yerime...

Yıl:25.12.2003
Saat:14.05-14.20
Yer:Kadıköy/İst
(Ş.E.Kekeç)

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...