17 Mayıs 2008 Cumartesi

TÜRKÜLER

Bir ayrılış hikâyesi
Yaşanmamış anılar bizimkisi,
Yaşam dopdolu
İmgeler yerli yerinde
Cehennemden öte
Var mı başka öte
Bir masal gibi
Başladı ve bitti,
Hikâye neyin nesi!
Bir türkü çal ardımdan
Dağlardan aşağı yankılanan
Demirbağın Harput hoyratından…
Ninniler dindirmez acıları
Maniler neyler sancıları
Hikâye değil hayattaki
Yaralı yüreğimin her yanı
Bulun getirim Abdurrahmanı
O güzel söyler,
Kerkük türkmen hoyratını…
Türküler ah türküler!
Acımızı süpürüp götürürler,
Barak elinden beri
Kim bilir Döne gelini
Bilen yoksa hikâyesini
Arapoğlu okusun Döne gelini…
Karacaoğlan derki,
Kondum göçülmez
Toros Dağlarından
Aşağı inilmez,
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Türkülerle geldik
Türkülerle gideriz
Biz türküler memleketindeniz!

Yıl:04.05.2007
Saat.22.00---22.25
Çengelköy/İst.
(E.KEKEÇ)

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...