Yerden yükselen
Ufukta bir duman,
Görünmüyor hiçbir yan
Gözlerinin buğusundan...
Güneşte parıldayan
İçimden akıp kayan
Yüreğime sığmayan
Hep senin sevdan...
İlk insan topraktan
Karılmış harcımızdan
Damarlarımda dolaşan
Sevgimiz sevdadan...
Aynalarda yalan
Durmuyor zaman
Var mı gençlikten kalan,
O güzelim sevdadan...
Sarkan saçlarından,
Tomurcuklar patlayan
Sen değil mi o insan?
Bana sevdalanıp yanan...
Geldin bana uzaklardan
Yürüdün sarp yamaçlardan,
Dayandın dizlerine durmadan
Peki neden söndü o sevdan...
Bilmez misin karanlık her yan
Karanlıkta gelir uluma çakallardan
Gider sevda, sevgisiz yüreğinden,
Peki neden geldin, beni anlamadan?...
yıl:29.04.2004
saat:16.15-16.25
kadıköy/ist
EROL KEKEÇ
Yazıların tüm hakları site sahibi,Erol Kekeç'e aittir,bilgi alınmak kaydıyla,ticari amaçlı kullanılabilir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
-
Denize su dökmek gibi Tok olana sofra kurmak; Gösterişin ateşinde Merhameti kül savurmak. Şatafatlı masalarda Nefisler doyurur kendin;...
-
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder