Önceden daha önce gelen gelirse eğer,
Yollar karmaşıklaşır bacaklar
dolaşır,
Can boğazda kalır gözler kamaşır dil tutulur,
Dürülür Güneş sofra gibi sarmalanıp
katlanır,
Yıldızlar pençe pençe kararıp
dökülür,
Beklentiler bitmeden geride kalan bir
ömür,
Azrail’in kıskacında ruh bir kuş olup
uçar,
Bekleme yarın diye yarından önce son
gelir!
Çiseleyen yağmur altında heba olan
zaman,
Can kütüğünden bir gün siler
yorulmadan,
Vurunca kulaklara o gürültü beyinden
ateş çıkar,
Diri diri toprağa gömülen kız hangi
sırada bekler,
Hesaptan önce hesap olmaz işte geliyor
o günler,
Kazılmış hendekler yakılmış ateşler
eğleniyor zalimler,
Diri diri yananların kemikleri demir taraklarla
taranır,
Bir İbrahim’in yöneliminden baharlar
yeniden doğar,
Firavunun sarayında Musa zalime
meydan okur,
Anasının masumluğuna şahit olur İsa
ahali susar,
Soyundan olsa da hırsızlar Yusuf dik
durur,
Muhammed nebi olur putları bir bir devirir,
Tarih şahit olsa da elbet geliyor
gelecek olan,
İğneden ipliğe ne varsa çıkıyor gizlendiği
yerden,
Zerre kadar hayır ve şer ne varsa döküldü
birden,
Çetin bir gün acaba kimler kimlerle birlikte
durur,
Dünya bir handı hanın kapısı
parçalandı hancı kudurur,
Haremiler gece baskına geldiklerinde
paldır küldür,
Duvarlar çatlarken dona kalmıştı tüm
yolcular,
Ay tutulurken Güneş dürülüyordu
göğümüzden,
Gecenin karanlıklarına o gün veda
ettik sanırken,
Geceyi kovmak için silahlara sarılıp
göğe ateşledik,
Korkularımızı giderdik derken aniden
tökezledik,
Yer gök bizi sarmaladı yavaşça
nefesimizi tükettik,
Maliki-l-mülk sahibine hesap için sıraya
dizildik,
Savrulup gitti bizi şaşırtıp azdıran
yalan,
Geldi dayandı karşımıza ölümlü gerçek,
Hesap verme zamanı yakınken dalıp
gittik gafletten,
Keşke şu andaki hayatım için önceden
Bir şeyler yapsaydım demeden,
Ayılsaydık hep birlikte gaflet
ininden,
Kolay olurdu hesap rahat geçerdik
köprüden!
Eyvah ki ne eyvah! Nasıl geçeriz bu
hesabı ödemeden!
Erol KEKEÇ/26.04.2021/00.12

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder