Ben başladığımda yürümeye,
Turnalar çoktan uçmuştu göğümden
Yağmur damlaları parlarken
Yaprakları savrulmuş ağacın dallarında,
Kırlangıçlar vadisi erken boğulmuştu
Evrenin sessizliğine bu kasımda da...
Sevdam yalpalıyordu sensiz
Kopkoyu gölgemin karanlığında,
Bir kıvılcım doğar mı diye;
Mırıldılanırken kendi dünyamda
sonsuz güzelliklere gark oldum bir anda,
Henüz erkendi açmak için gözlerimi
Sınır ötesi bir aleme vardığımda
Açacaktım,gözümü gönlümü ve avuçlarımı
Kana kana içecektim suların kaynağından
Açılması için koklayacaktık,
Sevgilimle tomurcuk bir laleyi;
Heyhat!solduruldu,
Lalemiz sevdamız ve umudumuz...
Ben çıktığımda yollara
Haremiler siper almış mevzi başında,
Ne anlar laleden,tomurcuktan
Sevdadan sevgiden,
Karanlıkta tanınır mı nesneler hiç!
Hayallerim boğuldu umut denizinde,
Haremiler mevzilense de her köşe başında
Sevdamın önü alınmaz engellerle
Çünkü ben aydınlık hayalleri,
Umut denizinde yaşatmak için çıktım yolllara
Sanmasın haremilerin başı,
Ben kahrımdan ölürüm diye...
yıl:13.12.2003
saat:09.15-09.30
yer:Kadıköy/ist
(Şa.E.Kekeç)
Yazıların tüm hakları site sahibi,Erol Kekeç'e aittir,bilgi alınmak kaydıyla,ticari amaçlı kullanılabilir.
4 Şubat 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
-
Denize su dökmek gibi Tok olana sofra kurmak; Gösterişin ateşinde Merhameti kül savurmak. Şatafatlı masalarda Nefisler doyurur kendin;...
-
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder