14 Şubat 2009 Cumartesi

SOLDURMAM

Bir savaşçıdır ömrüm
Yollarında yalnızlığın
Alır başımı giderim
Tutsaklığında kahbeliğin,
Anlaşılmaz kaderim
Sadece onu ben yaşarım
Yıkıntılarına sıkışmışım yılların
Zirvesinde umudun;
Zamanla benim savaşım
Kimselere yok dargınlığım
Utanmazsa sonsuz sevdalarım
Onsekizimi yeniden yaşarım...
Haşin olurdu hep fırtınam
Ortasında dalgaların
Yanmazsa birileri ozaman
Geçerim üzerinden aldırmadan;
Hiçbir zaman olmadan yok olmam
Alnımdan vurulsam kimselere aldırmam
Unutma ki,yavruları kucağında olan ben
Haremiler sofrasına asla konmam...
Yorulmadan Güneşe selam durmam
Kendi özümle olmadan yola koyulmam
Kemiklerim paramparça kanım dereleri doldurmadan
Sevgilimle koklayacağım goncaları asla soldurmam...
yıl:28.04.2002
saat:21.30-21.40
yer:Pendik/ist
(Şa.E.Kekeç)

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...