Kırmızı toprağa değmiş ayağı
Çakır dikenlerinden yürümüş,
Sazlıklarda çok beklemiş
Karanlıkta konaklamış
Gündüzün canlanmış
Bir garip adamın
Hikayesinden derlediklerim...
Kış ve yaz ayırmadan
Her sabah yönelir Güneşe
Sağlam bir kayada
Yan gelip uzanır;
Kemiklerinde sıcağı
Duydukça kıpırdar damarları,
Yalnız adam başlar konuşmaya,
Gün batıda sallanıncaya kadar!
Sabahla başlar savaşa
Gün tam tepede
Terazi gelir dengeye
Gün batmadan evvel
Letafet akar dilinden...
Elleri katur kutur
Temmuz da Harran ovası
Ancak böyle çatırdar;
Feleğin çemberi dedikleri
Tekerlek kalmamış geçmediği
Bir ok yılanı gibi
Tüm yıldırımlar
Delip geçmiş yüreğini,
Yüreğinin her yanı yaralı
Kim anlar ondaki kederi,
Of çekmez ki bilinsin dertleri
Oh!Oh! der hep onun dilleri;
Bu adam öyle garip ki,
Hayatındaki gariplikleri
Anlamak bizi tüketti,
Gökyüzünü bulursa dumanlı sisli
Kaybolur kimse bilmez nere gitti
Kar ve yağmurda olur dipdiri,
Yanında acından ölse biri
Aldırmaz kendi yer elindekini,
Akşamları bir garip ki,
Pisagorun denklemi
Konfüçyusun hikmeti
Aristonun felsefesi;
Çözemez vallah'i ondaki gariplikleri;
Duadan başka yok bildiği
Ümmüyüm der yutturur kendini,
Saatlerce konuşsanda
Bazen duymaz dediklerini
Duysa da dinlemez böylelerini,
Garip adam dedikleri
Herhalde bu olsa yeri,
Evinin penceresi
Kapısının kilidi
Hepsi Allah'ın emaneti
İhtiyacı olan biri
Varsa girsin içeri,
Allah dilemese
Nerden bilir bu evi,
Demek hepsi Allah'ın işi
Bende Allah'ın garibi,
Siz bırakın beni,
O Allah unutur mu?
Benim gibi birini...
Hakkaten garip biri
Dünya alemin sevdiği
Onun umuruna gelmez ki,
Ümmüyim ümmüyim der
Bir bir keşfedilir gariplikleri,
Öyle bir adam ki,
Bir elinde cımbız
Bir elinde ayna,
Yan gelip yatmış toprağa
Benim gibi,
Biraz deli biraz veli
Bir garip,
Yalnız adam dedikleri
İşte böyle
Bir bedevi;
Yıl:01.05.2006
Saat:24.20-01.20
Yer:Çengelköy/İST
Erol Kekeç
Yazıların tüm hakları site sahibi,Erol Kekeç'e aittir,bilgi alınmak kaydıyla,ticari amaçlı kullanılabilir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
-
Denize su dökmek gibi Tok olana sofra kurmak; Gösterişin ateşinde Merhameti kül savurmak. Şatafatlı masalarda Nefisler doyurur kendin;...
-
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder