Bozuk bir plak gibi çalıyor
Nedir bu anlaşılmayan arkaik gülüşler
Doluşur sokaklara gemiden boşalan kalabalıklar
Göz göze kalır gövertede aşka susamışlar!...
Geceden gizli bir tanık yüreğinden ağlar...
Sevdayı kurşunlayan id-olik tutkular
Sabırsız elleriyle tomurcuğu kopardılar
Amuda yaslanan sevda uzaklarda yatar,
Hüzün harmanından savrulan rüzgar,
Sevda öleli yüreği bir ısırgan tırmalar!...
Toprağa değmeden söylendi türküler
Yankılandı vadiler,inim inim inler gökler
Süzüldü yıldızlar tekmil aldılar,
Sevdanın ölüm yılında çalındı bandolar,
Merasim var,sevda yürekleri dağlar!...
Geçit vermeyen sarp kayalıklar
Sevda ile aramıza uzanıp yatmışlar
Neylesin yıldızlar,gökler ve türküler,
Sevdayı vuranlar öte yanda konaklamışlar,
Geçit vermese de kayalar,yüreğimiz sevdadan yanar!...
Yıl:11.05.2004
Saat:11.30-1150
Yer:Kadıköy/İst
EROL KEKEÇ
Yazıların tüm hakları site sahibi,Erol Kekeç'e aittir,bilgi alınmak kaydıyla,ticari amaçlı kullanılabilir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
-
Denize su dökmek gibi Tok olana sofra kurmak; Gösterişin ateşinde Merhameti kül savurmak. Şatafatlı masalarda Nefisler doyurur kendin;...
-
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder