Sultan Murat'tan aşağıya
Patika izlerden
Sabah saat beşte
Düşerdik yollara,
Ayaklarımızda çizme
Vardığımızda Çengel'e
Koyardık çizmeleri torbalara
Bırakırdık tanıdık bir bakkala
Ayakkabıları giyer
Koşardık iskeleye...
Gemi yanaşırdı altı onbeşte
Biz hemen çıkardık güverteye
Nuriye Hanım teyze
Hemen sevinirdi bizi görünce,
Börekler pastalar yapardı evinde
Güle söyleye götürürdük birlikte
Martılar uyuya kalırdı gecede
Biz boğazı geçiyorduk gemide,
Ortaköy'de yeniler eklenirdi içimize
Dalgalar sert olsa da
Güneş vururdu yüzümüze,
Boğazın sabah sakinliğinde
Yıllarca gidip geldik Sirkeci'ye,
O yıllarda İstanbul umuttu bizlere!
Tüm şarkılar o günlerde
Döküldü dizelere...
Biz çizmeler giyerdik,
İstanbul'un tepelerinde
Ama çok saygılıydık
Nuri Bey amca ve
Nuriye Hanım teyzelere,
Herşey uçtu bir anda
Geldik ikibin dörtlere
O kültürden bu güne,
Gelenler işte orta yerde!...
Yıl:09.01.2004
Saat:10.35-10.50
Yer:Kadıköy/İst.
EROL KEKEÇ
Yazıların tüm hakları site sahibi,Erol Kekeç'e aittir,bilgi alınmak kaydıyla,ticari amaçlı kullanılabilir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
-
Denize su dökmek gibi Tok olana sofra kurmak; Gösterişin ateşinde Merhameti kül savurmak. Şatafatlı masalarda Nefisler doyurur kendin;...
-
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder