Ersin de şu dağların karı
Soralım bir sılayı anayı
Özledim köydeki bir çayı
Bu gurbet yaktı bağrı!...
Gurbette yok insanın hatırı
Herkes bizi mantar sandı
Budandı Uluçınarın dalları
Bu gurbet yaktı bağrı!...
Uluçınar gözler baharı
Boğazda kurudu boğazı
Gök ağlar acı acı
Bu gurbet yaktı bağrı!...
Geze geze gözlerim karardı
Çalmadık kapı kalmadı
Künyem kayboldu sinem daraldı
Bu gurbet yaktı bağrı!...
Dost yokmuş kendimden gayrı
Bunu bilmek beni dağladı
Gündüzüm gecem birbirine karıştı,
Bu gurbet yaktı bağrı!...
Seherde görürsem ayı,
Terk ederim burayı
Üzdüler bu uluçınarı
Özledim özledim doğal havayı
bu gurbet yaktı bağrı!...
Yıl:04.06.2007
Saat:18.10-18.25
Yer:Çengelköy/İst
EROL KEKEÇ
Yazıların tüm hakları site sahibi,Erol Kekeç'e aittir,bilgi alınmak kaydıyla,ticari amaçlı kullanılabilir.
8 Şubat 2011 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
-
Denize su dökmek gibi Tok olana sofra kurmak; Gösterişin ateşinde Merhameti kül savurmak. Şatafatlı masalarda Nefisler doyurur kendin;...
-
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder