Atımı bağladım meşe ağacına
Çok yollar adımladı altımda
Oturdum gölgeye,ağıtlar yaktım yaranıma
Ağlayarak atım yetişti imdadıma,
Sevenim var mı bilmem ama,
Asla şüphem yok atımın sevdiğine
Çünkü,onun gözbebeği yansıdı yüreğime...
karanlıkta fener oldu gözleri
Atılan kurşunlara hep göğüs gerdi
Sularda yüzdü,kayaları bir bir atladı
Benim atım sahibine çok benzerdi
Geriye dönüşü zilletten bilirdi,
Ziganadan Toroslara iki günde geldi
Hiç dinlenecek vakti olmadı!
Bir eğer vardı atımın sırtında
Hediye altım onu Kafkaslarda
O şahitti Küheylanımın cesaretine,
Hiç soğumadı ter onun üzerinde
Ben onun sırtındayken ikindi vakitlerinde,
Sabah seferine çıkardık gün batmadan önce
Hep iki günde ulaşırdık gideceğimiz yere!!!!
Bir defasında arkadan saldırdılar bize,
Küheylanım dört nala kalktı gelmedi dize,
İhanetlerin en iğrenci yetişti peşimize
Bir süvari eşkiya çakılmış tepemize
Aldırmadı o,yelkindi iki ayak üstüne
Şahlandı küheylanım umut denizine,
Şafakta vardık Gülek geçidine!!!
Yıl:09.01.2004
Saat:16.40-17.10
Yer:Kadıköy/İst.
EROL KEKEÇ
Yazıların tüm hakları site sahibi,Erol Kekeç'e aittir,bilgi alınmak kaydıyla,ticari amaçlı kullanılabilir.
2 Şubat 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
-
Denize su dökmek gibi Tok olana sofra kurmak; Gösterişin ateşinde Merhameti kül savurmak. Şatafatlı masalarda Nefisler doyurur kendin;...
-
Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder