Dilime taş bağladım bağrıma laf geçiremiyorum,
İçimde kaynayıp volkan gibi dışarı
fırlıyorum,
Dur durak demeden duvarları yıkıp
geçiyorum,
Buğday başağı olgunlaşmadan
koparanları gördüm,
Güneşle dans edip aya gülenleri
geceye gömdüm,
Alnıma atılan kurşunları avucumla
karşıladım,
Geride kalan izime baldıran koyanları
iyi bilirim,
Bir duruşa hayran dilinden hayır akan
babamın oğluyum;
Yazın kızgın sularla boğazını ıslatan
suya hasret yaşayan,
Kozalaklar açmadan yılın kara kışıyla
pamuk toplayan,
Nasırlı elleriyle merhamet yayıp
başımı okşayan,
Bir bakışıyla ahlak kitabının manifestosunu
içimize yazan,
Birleştiren ama asla ayrıştırmayı
aklının ucundan geçirmeyen,
Babaların Şam babası olduğu bir
zamanda baba olmayı başaran,
Mirası dürüstlük adamlık memleket
insan ve Allah sevgisi olan,
Kullara boyun eğmeyi zilletten sayan
ama onurluca yaşayan,
Hoca Nasreddin gibi yüreğime hikmet
kıvılcımları diken,
İnsan aşığı memleket sevdalısı duruşu
olan yalnız adam,
Bu adam hayatın çamurunda ayağıma
çarık takan,
Onuruyla nice dağları kökünden söküp atan
Duruşuna âşık olduğum adam benim
babam,
Çıktığımda yola turnalar çoktan uçmuş
bunu öğrendim babamdan,
Acılara göğüs gerdim kanalları yerle
bir edip geçerken,
Adam olmanın alfabesini babamdan
öğrendim ben,
Benim Babam hayadan imandan ahlaktan
adaletten bahsederken,
Çocukluğumu bıraktım toprak evde
hüzünler yağardı üstümüzden,
Bugün gök yarılmış şiddetli gazap
yağıyor göğün boşluğundan,
Babalar dam babası olmuş gururlanıyor
evladının yamyamlığından,
Ben Babamın oğluyum geçmedik haram tarlasından
bağından,
Helal lokmayla büyüdük anlamayız karadan
paradan kokainden,
Ben babamın oğluyum ondan aldığım
miras tilke hududullahtan,
Geldi geçti zaman bana uymasa da
zaman ayrılmayacağım Hak’tan!
Erol KEKEÇ/02.06.2021/00.04

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder