19 Haziran 2021 Cumartesi

HÜZÜNLÜ İNLEYİŞ

 Talih kuşumu uçurmuştum çocukken,

O günden beri dönmedi gittiği yerden,

Bir talihsizlik başımda ayrılmıyor benden,

Nedir çektiğim bu dünyanın elinden;

Tan yeri ağarmadan uyanırdım eskiden,

Şimdi karanlıklar eksilmiyor üzerimden,

Bu yaralı kalbime acı doldu talihimden,

Talih kuşum dönerse acılar gider yüreğimden;

Güneş kararmışsa ayın ne faydası olur ki,

İçimdeyse karanlıklarım yolum aydınlanır mı,

Çocukken talih kuşum gittiği yerden dönseydi,

Acı çeken kalbim bugün şaha kalkar gürlerdi;

Beyhude aşkım aşk bugün var yarın yok ki,

Kara sevda aşkın yolunda hep sarhoş gezdi,

Çamura batınca karanlık yolları seçemedi,

Kara günlerimin karası çocukluğumun hatırası;

Bir iki diye bağıran simsarların nedir bu derdi,

Son otobüs giderse diye bindiklerimin hepsi,

Beni yarıda bıraktı uçurumdan aşağı yuvarlandı,

Sevda bağrıma saplandı kimse onu çıkaramadı;

Ömrümün güzünde dökülen sararmış yapraklar,

Hercai menekşe gibi nedir bu hüzünlü inleyişler,

Geceye çadır kurdum koyu bir çay demlemiş dertler,

Çayın kadrini bilmeyenler dertlerime dert eklediler;

Erol KEKEÇ/19.06.2021/01.50


Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...