Kuş mu konmuş çalının başına,
Anlamadım nasıl geldim bu yaşıma,
Gün doğumu neler geldi başıma,
Acılar yuva kurdu bağrıma bahtıma,
Bu dumanlar ne zaman çöktü Han’ıma;
Yuva bildim memleketimin taşını
toprağını,
Her deliğe fare girdi garipleri kemirdi
yedi,
Turnalar gelmez oldu bahar bizi terk
etti,
Kara taşla karayazım alnıma gece
kazıldı,
Baykuşlar ötüyor bu virane yoksa
yuvam mı;
Karayel esmezdi meltemin kokusu
baskındı,
Her karış toprağımdan hayat
fışkırırdı,
Sularımız kurudu ağıtlar kapladı Gediz’i
Fırat’ı,
Dünümüz çalındı yarın yok bugün mü
kaldı,
Gül kokusunu beklerken umutlarım
dikene takıldı;
Bilinmez hazine değilim bu yaralarımı
kim kanattı,
Delik deşik oldum her yanıma kazmalar
saplandı,
Küp ararken yüreğim parçalandı
onarılmaz gayrı,
Aynada yüzüm arkada gözüm sırtımda
ihanet kazığı,
Yuvamı dağıttılar bu yolun sonunda
var mı söğüt ağacı;
Kanım kaynarken vatanıma kanım aktı çalınan
toprağıma,
Kanımla suladım burayı rahat yok
kanıma dokunana,
Kalbim neden kırılırsın geceye inat
yürüyorsun geleceğe,
Hainlik türküleri söyletmeyeceğim
arkamdan hainlere,
Şakırdayan dilim bülbül gibi hakikatleri
haykıracak gençlere!
Erol KEKEÇ/07.06.2021/ 23.22

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder