Ezelden ebede bir yoldayım,
Ben fani bak ne haldeyim,
Çocukken attığım çığlıklarım,
Semaya çıkarken yakaladım,
Kurumuş ağaç gibi kırılganım,
Bahar yelinde incindi yüreğim,
Avuçladım bu benim kara yazım,
Akan zamanda çocukluğum,
Kırda gelincikler ayıkladım,
Süreklere sığırcık gibi dadandım,
Sarıldım doya doya burası vatanım,
Anam canım almışlar ecelsiz,
Bayrağa sarmışlar vakitsiz,
Kurşunlara gelmişim habersiz,
Vatanım ne halde sahipsiz,
Yanarım bir başıma kimsesiz,
Dualı çocukluğum şimdi duasız,
Gafletin tükettiği be hey beyinsiz,
Geldik ve gidiyoruz işte hepimiz,
Ömrüm kefene sarıldı bensiz,
Ezelden geldik ebede gideriz biz,
Çıkmadan yola yaktım topladıklarımı,
Bakarsam dörde ayırın acılı bağrımı,
Tutuştu kalbim her yanı mayın alanı,
Vatanımda vatanımla daraltılar
yaşamı,
Bir ömür bıraktım dertli acılı
yaralı,
Bulanlar katık eylemesin aşına acımı,
Viran bu can bozmasın ağzınızın
tadını,
Vatanımda vatan özlemi içimi dışımı
yaktı,
Emekle büyüttüğüm tüm umutlarımı,
Acımadan kurşunladı yalanın
hipnotizanları,
Çıktığımda bu yola ben ve çocukluğum
vardı,
Ben kalsam bari çocukluğum dumana
karıştı,
Uzun bir yol kısa bir yolculuk
başladı ve bitti,
Bedenimi yedi ruhum sana gelmek için dirildi;
Özgür ruhun silahıyım kim durdurabilir
beni!
Erol KEKEÇ/18.05.2021/22.27

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder