Saldırı kin ve nefret söylemlerine alışkın olmayan kulaklarım,
Sevgi dostluk dayanışma ve kardeşlik
türkülerine hasret kaldı,
Umudun kollarında büyüttüğüm ufkum
geceye gark oldu,
Çıkmaz sokaklar mı ömrümün kesişim
noktası,
Yıldırmaz acılardan kule yaptım
gelmeyecek mi meraklısı,
Sonsuzluk ummanından soluklanırken nefesim
daraldı,
Güneşten yansıyan kıvılcımlar tütmeyen
ocağıma çıngı saçtı,
Bir buldum pir buldum derken yer
yarıldı göğe tırmandı,
Boynumda asılı kaderim beyinsizlik
fazlasını belime doladı,
Çifte hanlarda konaklamadım dağ başında
bıraktım yatağımı,
Gelene git gidene gel denir mi geceye
inat gündüze açtım acımı,
Kollarım dermansızlıktan yorulsa da saracağım
her canlıyı,
Beyhude çöllerden geçerken neme lazım
köyüne yolum düştü,
Dirileri diri diri gömerken ölülere
ağıt yakıyorlardı,
Fırtınadan kalan sessizlik neme lazım
köyünde çıldırmıştı sanki,
Damla damla yağan yağmur ölülere
yağarken dirileri pas geçiyordu,
Dirilerini imha edenlere rahmet kapıları
hepten kapanmıştı,
Yorgunluklarımı atarken çöle dirilere çevirdim gözlerimi,
Ey neme lazım köyünün vurdum duymaz
duyarsız kahramanları!
Dirileri acımadan toprağa gömerken mersiyeler
ölülere mi kaldı,
Bu dünyanın döngüsü böyle gelmiş olabilir
ama böyle gider mi,
Çılgınlıklarımı gömerek geldim Kulağınıza
haber uçurmadılar mı,
Ölüleri gömerken dirileri yaşatmak
için acılardaki kararlılığımı,
Ellerim uzanmasa da uzanan mutlarım
yaracak tüm karanlıkları!
Erol KEKEÇ/19.052021/23:56

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder