Bağrıma sokulan bir hançer değil bu,
Acılar bağrıma değil yüreğime saplı,
Bu dünyanın kokuşmuş yaşamları,
Sevgi bağlarımı kökten imha etti,
Zamanı durduramıyorum çok hızlı
İçinde beni buğday gibi ezip geçti,
Umutlarım hep diri bedenim eskidi,
Nasıl tren ki yolları aşındırdı beni
yedi;
Alamıyorum kendimden kendimi,
Bir bilseydim bu senaryo nasıl bitti,
Sahnelenmemiş oyunda misafir mi,
Bana verilen rol ömrümü yedi tüketti,
Gişe rakoru kıran film gibi hasılatım
hani,
Oy anam oy bitmeyen dumanlar mı
başımdaki,
İçim alev alev yanıyor yüreğimin her
yeri,
Aynada gördüm kendimi zamana yenilmiş
gibi,
Uslanmayan küheylan haritada yer
arıyor sanki,
Yaratandan başka hamim yok kendimi
bildim bileli,
Kullara minnet eylemedim gençliğim
savrulup gitti,
Bilmem ki bu yaştan sonra şahidim gök
mü yer mi,
Acıyı ba’su ba’del mevt bildim her
gece içtim su gibi,
Gitti yalanlı günler geliyor ölümlü
gerçek hazin mi hazin
Ben beni bulamadım ömrüm savrulup
saman gibi gitti,
Oy canan canım sende kaldı nedir bu
başımdaki duman,
Kahır yok alıp başımı gideceğim
yollar uzun ömür kısa,
Acep sevdiğim bulur mu beni Azrail kapıma
gelmeden önce!
İçimde bir havuz berrak sular sarmalamış
doymadım içe içe,
Kim bıraktı beni bu dünyanın karanlık
çekilmez içine,
Allah’ım sana ayandır benim hüznü
şevki seyran olmuş bağım,
Tabip yollama acım derindir çıkmıyor
içimden içim,
Acılarla hamurum karılmış acıları hep
yudum yudum içtim,
Dermanım sensin rabbim Kalbim
avuçlarımda sana geldim!
Erol KEKEÇ/15.05.2021/17.32

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder