Gecenin alnında bir karanlık büyür,
Yıldızlar susar, ay saklanır içime.
Uyku, mazlumun duası gibi kaçar benden,
Islak yastıklarda boğulur gecelerim.
Hatırlamam mı o günün dehşetini?
Tereddüt değil, kesin bir hesap vakti,
Birbirine kavuşmuş gözyaşıyla göz,
Her damla, bir isyan, bir yalvarış, bir ödeşme…
Ben, içimi ateşle örtenlerdenim,
Kül olmadı yüreğim, aleviyle yaşıyor.
Ne zaman mazlum çığlık atsa semaya,
Titrer içimde cennet ve cehennem terazisi.
Haram oldu bana gülmek,
Çünkü güldüğümde bile
Bir çocuğun açlığı gelir aklıma,
Bir annenin mezar başında yakarışı…
Sessizim, ama içim konuşur Yaradan’a,
Her nefesimle "Allah'ım" derim,
Rahmet senin adındır,
Kurtuluş ancak sende saklıdır.
Beni bu yangından senden başka kim kurtarır?
Dünya sırtını dönse de hakikate,
Senin adaletin gölgeler üstü bir güneştir.
Ve ben, o ışıkta yürümeye yeminliyim.
Geceler uzun, ama bekleyeni var,
Mazlumlar susmaz, umut öksüz kalmaz.
Bir çığlık döner ilahi mahkemeye,
Ve rahmetle mühürlenir en derin yara.
Ey kalbim, sabret…
Ey ruhum, ağla ama sarsılma…
Ey gözüm, gör ki görmeyene örnek ol,
Ey şiirim, susma, yankılan sonsuza dek.,,
Erol Kekeç/26.06.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder