1 Temmuz 2025 Salı

Kışlada Aradım Kendimi


Bir kışlanın sessiz kapısından girdim,
Adımlarım yankılandı taş avluda.
Rüzgârda eski bir selam gibi savruldum,
Zaman durmuştu içimde,
Eski dostlar bir anlığına gülümsedi bana...

Sarılmadım, kalmadım,
Sadece baktım gözlerine çocukluğumun,
Sonra ayrıldım…
İçimde ince bir özlemle,
Sessiz bir vedayla ayrıldım...

Koridorlar suskundu, gözler bekleyişte,
Her köşe, bir hatıra gibiydi…
Onları bulmak için döndüm yeniden,
Kendimi bulur gibi,
Kaybettiğim bir huzuru arar gibi...

Ve birden genç subay kızlar çevremde —
Gözleri keskin, sözleri sert,
Ama bir başka şey vardı içlerinde:
Belki özlem, belki yön,
Belki de yitirdiğim cesaret...

Sordular bana:
“Neyi arıyorsun burada?”
Cevabım sustu dudaklarımda.
Belki bir dostun eksik kalan sözüydü,
Belki yarım kalmış bir veda...

O kışla benim içimdi aslında,
Duvarları hatıralar, pencereleri pişmanlık.
Dıştan dimdik, içten yaralı…
Aradığım dostlar değil,
Kendimdim belki de —
Bir zamanlar gülen, inanan,
Koşan, korkmayan hâlim...

Ve şimdi bir vapur daha kalkıyor,
Yine son anda atlayacağım belki.
Ama biliyorum,
Geç kalmak yok bu yolda,
Yeter ki yüreğim hâlâ atlamaya razı olsun...

Erol Kekeç/30.06.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...