(Delilerin sustuğu değil, cengaverlerin konuştuğu son çağ!)
Uyan ey millet!
Senin uykun geceye ait değil,
Vicdanını gömmüşsün gündüzlerin içine!
Yorgan yapmışsın duygusallığını;
Onunla örtüyorsun hakikatin buz gibi çıplaklığını...
Gözyaşınla kandırılmışsın!
Sana ağlamayı öğrettiler,
Ama ayağa kalkmayı unutturdular.
Kur’an’ı ezberledin ama hayatı unuttun!
Ezberlediklerinle susmayı öğrettiler sana;
Konuşursan fitne, susarsan cennet sandın...
Her köşe başında bir sahte mehdi,
Her kürsüde bir müteahhit imam!
Sana din dediler,
Ama seni dinlemediler!
Kudüs diye bağırdılar kürsülerden,
Ama kahkahaları Tel Aviv’e kadar ulaştı.
Dolarların üstüne yazılmış ayetlerle
İman satışı yaptılar sokaklarda.
Sen ise hâlâ duyguların esiri,
Her aldatana "hizmet" diye alkış tuttun!
Yamyamlar oturmuş saraylara,
Ve sen hâlâ "Elhamdülillah Müslümanız!" diyorsun!
Müslümanlık bu mu?
Köleliğe dua etmek mi?
Bebeklerin aç,
Ama yönetenin köpeği obez!
Gençler umutsuz,
Ama sen “bekâ”dan bahsediyorsun!
Bekân yok senin!
Çünkü ruhun satılmış,
Zihnin rehin!
Yönetenin arabası yüz kapılı,
Senin çocuk bezi bulamadığın günler var!
O ne yapıyor?
Sana bayrak gösteriyor, seni kandırıyor.
Bayrak güzel şeydir, evet!
Ama zalimin elinde sadece bir örtüdür günahına!
Onlar güçle konuşur,
Sen ise hâlâ “kadere iman ”la susturulursun!
Hayır!
Bu kader değil:
Bu ihanettir, bu hıyanettir, bu rezalettir!
Ben deliyim evet!
Ama aklım kendime yeter!
Bana deli diyenler,
Arsıza hırsıza hâlâ "can verenler",
Zalime hâlâ "önder" diyenlerdir!
Bu millet uyanacak,
Ya kendi içinden bir İbrahim çıkararak
Putları kıracak,
Ya da Nemrut’un ateşine odun taşıyarak yok olacak!
Ben geldim!
Bir kıyamın sesiyle geldim!
Geceye kılıç,
Gündüze secde taşımak için!
Benim dizim titremez!
Ben Hakk’ı görünce susmam,
Ben gördüğüm zulmü öper gibi yapmam!
Ey bu şiiri duyan her kalp:
Şimdi değilse ne zaman?
Cehennem var evet —
Ama bu dünyada da bir cehennem kuruldu sana!
Şimdi fermanı yazıyorum:
Ey Millet!
Bu fermanı göklere astım!
Gözyaşına iman etme!
Liderine tapma!
Putuna susma!
Bu yolda yalnız olsan da yürü!
Çünkü Allah sana “çoğunluk ”la değil,
“doğru” ile yürümeni emretti!
Ben cengaverim,
Ama benim kılıcım dilimde.
Benim savaşım kıyametten önce!
Ben “uyan” diyene kadar susmayacağım!
Uyan ey millet!
Yoksa ölüm değil,
Yaşarken çürümek bekliyor seni!
Erol Kekeç/18.Mart.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder