Biz konuşuyoruz.
Biz haykırıyoruz.
Biz, yüzyıllardır susturulmuş halkların dili,
biz, bastırılmış bilinçaltı volkanların lavı,
biz, cesaretiyle devletlerin gölgesini aşan insanlık…
Çağımızın adı bellidir artık:
Devletlerin çürümesi, halkların dirilişi...
Çürüyen Tahtların Sessizliği
Bakın etrafınıza…
Devletler tahtlarında oturuyor, ama korkak.
İradeleri titrek, elleri zincire vurulmuş, dilleri suskun.
Hesap yapıyorlar, çıkar kolluyorlar,
ama halkın gözlerine bakmaya cesaret edemiyorlar...
Bir zamanlar kudretli görünen o devletler,
bugün en basit insani görevi bile yapamıyor.
Aç çocuğa ekmek veremiyor.
Mazlumu zalimin elinden kurtaramıyor.
Bir damla suyu, bir lokma adaleti halkına sunamıyor.
Devletler küçülüyor.
Tahtlar çürüyor.
Korkakların korkusu büyüyor...
Yükselen İnsanlığın Gürültüsü
Ama halklar…
Sokaklarda, meydanlarda, sınırların ötesinde birbirine seslenen halklar…
Onlar yükseliyor.
Onlar korkmuyor.
Onlar cesaretin yeni adı oluyor.
İnsanın yüreği devletten büyüktür.
Bir annenin gözyaşı, bütün hükümetlerin hesap defterinden güçlüdür.
Bir işçinin nasırlı eli, sarayların altın kapılarından daha değerlidir.
Halk, devletten üstündür.
Ve bu çağda, artık herkes bunu biliyor...
Bastırılmış Volkanların Patlaması
Yıllardır susturulan diller,
ezilen bedenler,
görmezden gelinen yoksullar…
Hepsi bilinçaltında birikmiş,
bir volkan gibi kaynıyor.
Bir gün, küçük bir kıvılcım düşüyor:
Bir gencin kendini yakışı,
bir polisin şiddeti,
bir çocuğun açlıktan ölümü…
Ve o kıvılcım, dağları yıkıyor.
Sokaklar yanıyor.
Devletlerin duvarları bir bir çatlıyor.
Çünkü halkın sabrı bitti.
Çünkü volkan patladı.
Çünkü insanlık uyandı.
Cesaretin Yeni Tanımı
Cesaret artık tankların gölgesinde değil.
Cesaret, çıplak ellerle zalime karşı durmakta.
Cesaret, susan devletlerin yapmadığını yapmakta.
Cesaret, insanlığın onurunu savunmakta.
Biz gördük ki:
Bir avuç insan, bir meydanı doldurdu mu,
bütün korkak hükümetlerden daha güçlüdür.
Bir kadının adalet çığlığı,
bir parlamentonun bütün yalanlarından daha sarsıcıdır.
İşte bu yüzden çağımızın gerçek kahramanları halktır.
Devletler korkaktır, ama halk cesur.
Devletler suskundur, ama halk haykırıyor.
Devletler hesapçıdır, ama halk bedel ödemeye hazırdır.
Yangınların Yaklaşan Gölgesi
Evet, biliyoruz.
Yakın gelecekte büyük yangınlar çıkacak.
O yangınlar yalnızca sokakları değil,
tahtları, sarayları, parlamentoları da yakacak.
Çünkü bir yönetim, halkını görmezden gelirse,
kendi ateşini kendi elleriyle hazırlar.
Çünkü bir devlet, korkakça kaçarsa,
cesur halk onun üzerine yürür.
Bilin ki:
Bu yangınlar adalet için yanacak.
Bu yangınlar onur için yanacak.
Bu yangınlar insanlık için yanacak.
Coğrafyamızın Kasırgaları
Bizim coğrafyamız…
İsyanların, savaşların, direnişlerin beşiği.
Her taşında bir acı, her toprağında bir ağıt var.
Ama aynı zamanda her dağında bir isyan,
her nehrinde bir özgürlük türküsü akıyor.
Burada volkanlar daha güçlü,
burada kasırgalar daha sert,
burada yangınlar daha geniş yanacak.
Çünkü bu coğrafya halkını susturamazsınız.
Çünkü bu coğrafya, zalime asla boyun eğmez.
İnsanlığın Zafer Çağı
Bir gün gelecek,
devletlerin yapmadığı her şeyi insanlık yapacak.
Açları doyuracak, yoksullara sahip çıkacak,
doğayı koruyacak, mazlumu savunacak.
Çünkü artık insanlık öğrendi:
Devletler korkar, ama biz korkmayız.
Devletler susar, ama biz konuşuruz.
Devletler hesap yapar, ama biz bedel öderiz.
Ve o gün, çağın insanları,
çağın devletlerine karşı kesin bir zafer kazanacak.
O zafer, silahların değil vicdanların zaferi olacak.
O zafer, insanlığın kendi kendine yazdığı yeni bir destan olacak.
Ey korkak devletler!
Bilin ki çağ sizin değil.
Bilin ki tahtlarınız çürüyor, hesaplarınız boşa düşüyor.
Ey cesur halklar!
Bilin ki çağ sizin.
Bilin ki sesiniz büyüyor, cesaretiniz büyüyor.
Ve biz haykırıyoruz:
Hiçbir devlet, halkın iradesinden büyük değildir.
Hiçbir iktidar, insanlığın vicdanından güçlü değildir.
Hiçbir korkak, cesur bir halkın önünde duramaz!
Bahadır Hataylı/15.09.2025/Sancaktepe/İST
NOT:Gazze için Kınama ordusu olarak Katar'da toplanıp ancak, "Zulüm bizdense ben bizden değilim "diyen Cesur bir insan etmeyenler için, işte bu onlara ithafen yazılmıştır...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder