25 Şubat 2025 Salı

Duyarsızlığın Külleri

 

Dünya öyle bir yer oldu ki artık,
Bir çocuk açlıktan ölürken birileri
Onun solgun yüzünü karelere sığdırıyor,
Birileri o kareleri izleyip iç çekiyor,
Ama kimse el uzatmıyor, kimse dokunmuyor...

Sokaklarda yankılanan çığlıklar var,
Duyan çok ama dinleyen yok,
Gözyaşı döken var ama silen yok,
Bir kadının sessiz isyanı duvarlara çarpıyor,
Fakat beton bile bizden daha vicdanlı...

Kırık kaldırımlar gibi paramparça vicdanlar,
Üzerinden geçen ayaklar duymuyor acıyı,
Düşenleri görmezden geliyor gözler,
Bir el uzansa dünya değişecek belki,
Ama eller ceplerde, zihinler başka yerde...

Bir annenin gözleri donuk, boşluğa bakıyor,
Yanı başında çocuğu açlıktan uyuyakalmış,
Görenler var, bakanlar var,
Ama bir kap sıcak çorba dökülmüyor avuçlarına...

Bir gencin umutları kırılmış,
Hayat ona tek bir şans bile vermemiş,
Bir banka oturmuş, başını eğmiş,
Yanından geçenler hızla yürümüş,
Kimse "iyi misin?" diye bile sormamış...

Fotoğrafçılar, sanatçılar, gazeteciler,
Sanat adına acıyı kadraja sığdırıyor,
Bir dram ne kadar estetik olabilir?
Bir gözyaşı kaç megapiksel eder?
Bir yürek kaç like alır peki?

Çocuklar düşlerini çöplüklerde arıyor,
Bir dilenci, "Allah rızası için" diye mırıldanıyor,
Yanından geçen takım elbiseli adam,
Telefonunda açtığı videoyu izliyor,
"Ne kadar dokunaklı" deyip, sonra yoluna devam ediyor.

İnsanlığın sesi artık sessizlikten ibaret,
Sokaklarda yankılanan umursamaz adımlar,
Bir can çekişirken, birileri sadece seyrediyor,
Vicdanı olanlar da "elimden ne gelir ki" diyor,
Ve böylece dünya, utançla dönmeye devam ediyor...

Bir çığlık duyulmadan sönüyor gecede,
Bir yürek sessizce toprağa düşüyor,
Bir dram daha sayfalara ekleniyor,
Ve biz hâlâ izleyiciyiz,
Sadece izleyiciyiz...

Erol Kekeç/25.02.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...