Saat ilerlemesin,
Bu an dursun, bu dünya soluksuz kalsın.
Gökyüzü donsun yıldızlarla,
Bir elin soğuk avuçlarında sımsıcak bir hayal.
Saat ilerlemesin,
Çünkü zaman, benden çalıyor;
Alıp götürüyor çocukluk hayallerimi,
Avuçlarımda kalan yalnızlık çizgilerini büyütüyor.
Yalnızlık dediğin, aslında dost gibi;
Sana sarılan ama seni üşüten bir gölge.
Bir yol düşün, kıvrılmış ufka,
O yolun bir başında ben,
Bir başında kimse yok.
Olsun, yalnız yürüyenler hep cesurdur.
Korkusuzca adımlarken,
Rüzgârı dost, sessizliği sırdaş yapar insan.
Saat ilerlemesin,
Çünkü her saniye bir parçanı söküp götürür senden.
Bir nefes daha verirsin hayata,
Ama hayat bir anını daha çalar senden.
Yollar, hep yollar...
Kimi menzile götürür,
Kimi sürgüne,
Kimi ise kendine...
Ben kendime varmaktan korkanlardanım,
Çünkü kendimle baş başa kalınca
Sorgularım içimdeki boşluğu.
Yalnızlık, dikenli bir yol gibi;
Her adımda biraz daha kanatır.
Ama bil ki yalnızlık,
Hakkını arayan bir ruhun
Özgürlüğe yazdığı şiirdir.
Saat ilerlemesin,
Bırakalım bu dünya bir süreliğine uyusun.
Bir çocuğun masum rüyasında,
Barıştan söz edelim.
Zaman acımasız,
Yalnızlığı büyütür içinde;
Ama mücadele edenin kalbinde
Bir ışık,
Bir umut büyür.
Ve o umut seni,
Gecenin en karanlık noktasından
Güneşe çıkarır.
Saat, bir döngüde sıkışıp kalmasın,
Ama bana zaman da dost olmasın.
Biliyorum, yol uzun.
Ve her bir adımda,
Kendi hikâyemi yazıyorum.
Bir rüya gördüm dün gece,
Bir şehir suskun,
Bir deniz durgun.
Bir hayatın kenarında,
Sessizce gözyaşı döken bir adam.
Kendi yalnızlığına ağıt yakıyordu,
Kendi yok oluşuna inat
Küçük bir ateş yakıyordu.
Saat ilerlemesin,
Gün doğmasın hemen.
Şu karanlık biraz daha dost olsun bana,
Karanlık çünkü,
Her şeyin örtüsü,
Hataların, kırık hayallerin,
Ve en çok da yalnızlıkların.
Ama bir de umut var,
Karanlığı delip geçen bir yıldız gibi.
Yol gösterir,
Kayıpları buldurur.
Yalnızlığı aşkla değiştirir.
Ben yalnızlığımı sırtlanıp
Bu yolların kıyısında yürüdüm.
Adımlarımda korkusuzluk vardı,
Ama içimde bir sızı,
Bir yara,
Bir kaybolmuşluk...
Saat ilerlemesin,
Bu dünya biraz durup soluklansın.
Çünkü biz yorulduk,
Hayatın acımasız çarkında öğütüldük.
Ama yine de ayaktayız.
Yalnızlık sırtımızda bir yük,
Ama ruhumuzda bir ateş.
O ateş yanar,
Kül olur gibi görünür,
Ama asla sönmez.
Çünkü bir kalp,
Mücadeleden asla vazgeçmez.
Saat ilerlemesin,
Çünkü her saniye
Bizi biraz daha götürür sonsuzluğa.
Ama o sonsuzluk,
Bir başlangıç değil midir zaten?
Hayat bir yolculuk,
Ve biz,
Yolların hiç bitmeyen yolcularıyız.
Adımlarımızda umut,
Bakışlarımızda cesaret,
Ve kalplerimizde özgürlük.
Saat ilerlemesin,
Çünkü bu an,
Bir daha gelmez.
Ve bu an,
Hayatın tam ortasında bir şiir gibi.
Yalnızlıkla yoğrulmuş,
Ama umutla bezenmiş.
Bir kervan gibi yol alırız hayatta,
Yüklerimizi sırtlanıp,
Ama gözlerimiz ufukta,
Bir menzile varmayı umut ederek.
Saat ilerlemesin,
Bu an bizim olsun.
Çünkü her an bir armağan,
Her nefes bir mucize.
Ve biz,
Bu hayatta yalnız da olsak,
Ruhumuzun özgürlüğünü
Kimseye teslim etmeden yaşarız.
Çünkü yalnızlık,
Korkusuz bir ruhun şarkısıdır..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder