13 Şubat 2025 Perşembe

Gazze’nin Çığlığı-Bir Çocuğun Sessiz Haykırışı

 

Ben, sekiz yaşındayım.

Adım ne fark eder?

Burada isimler kaybolur,

Sadece çığlıklar kalır.


Gazze’deyim, evim yıkık dökük,

Taşlar altında gömülü umutlarım,

Oyuncaklarım molozlar arasında,

Gözyaşlarım kurumuş toprakta kayıp.


Annemi gördünüz mü?

Bembeyaz bir kefene sarılıydı,

Babamı hatırlıyorum,

Son bakışıydı; çaresiz ve korkulu.


Gökyüzü hep gri burada,

Bulutlar bile ağlamaktan yorgun,

Güneş doğmayı unuttu,

Gece karanlık ve soğuk.


Burada, çocukluk yok,

Rüyalar bile yarım kalıyor.

Bir güvercin geçse gökyüzünden,

Sanıyorum ki özgürlük,

Ama o da korkuyor bombalardan,

Kanatları titreye titreye kaçıyor.


Oyun nedir bilmiyorum,

Top oynayan çocukları gördüm rüyamda,

Ama burada toplar patlıyor,

Gülmek mi? Unuttum tadını,

Çünkü burada kahkahalar yankılanmaz,

Sadece çığlıklar duvarlarda asılı kalır.


Okulum vardı, yıkıldı,

Defterim vardı, kan bulaştı,

Kalemim yok artık,

Sadece taşlar ve molozlar,

Onlarla yazıyorum acımı,

Gazze’nin duvarlarına.


Siz, uzaktakiler,

Beni duyuyor musunuz?

Bu sessiz çığlık size ulaşır mı?

Bu gözlerimdeki korku,

Bu kalbimdeki yara,

Size bir şey anlatır mı?


Siz orada rahat yatarken,

Ben burada bombaların ninnisiyle uyuyorum.

Rüyalarımda bile patlıyor duvarlar,

Hayallerim bile korkulu.


Bir gün bu zulüm bitecek mi?

Bir gün gökyüzü mavi olacak mı?

Bir gün güvercinler korkmadan uçacak mı?

Bir gün ben de çocuk olabilecek miyim?


Bilmiyorum.

Ama hayal ediyorum.

Çünkü hayal etmek bile yasak değil henüz,

Çünkü umudu bile alamazlar benden.


Bir ağaç dikmek istiyorum,

Gölgede uyumak,

Güvende hissetmek,

Ama buradaki ağaçlar bile kanla sulanıyor.


Bir gün bu taşlar,

Bu molozlar,

Bu harabeler,

Yeşerecek mi?


Bir gün bu duvarlar,

Bu dikenli teller,

Bu korku dolu sokaklar,

Özgürlükle dolacak mı?


Bilmiyorum.

Ama bekliyorum.

Çünkü beklemek de bir umut,

Çünkü beklemek de bir direniş.


Siz, uzaktakiler,

Beni unutmayın,

Çünkü ben de bir çocuğum,

Çünkü benim de hayallerim var.


Bir gün güleceksem,

Bir gün çocuk olacaksam,

Bir gün özgür olacaksam,

O gün, bu zulüm yok olduğunda olacak.


O gün,

Bu kan durduğunda,

Bu acı son bulduğunda,

Bu gözyaşları kuruduğunda,

Bu topraklar huzur bulduğunda,

O gün ben de yeniden doğacağım.


Çünkü ben Gazze’yim,

Çünkü ben Filistin’im,

Çünkü ben insanım.


Ve bir gün,

Bu zalimler yok olacak,

Bu zulüm bitecek,

Bu karanlık dağılacak,

Çünkü karanlık sonsuza dek sürmez,

Çünkü zulüm ebedi olamaz.


Ben, sekiz yaşındayım,

Ve ben direnişim,

Ben umudum,

Ben özgürlüğüm.


Beni duyun,

Çünkü ben susmam,

Çünkü ben vazgeçmem,

Çünkü ben,

Gazze’nin çığlığıyım

EROL Kekeç/13.02.2025/Sancaktepe /İST

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...