5 Mart 2025 Çarşamba

Göğü Delen Adam



 Göğün delindiği yerde başlar hikâyemiz,

Güneşin dans ettiği bir deniz,
Toprağın yalın ayak sevildiği,
Ve nefesin özgürlüğe dönüştüğü bir dünya.

Ama sonra…
Geldi papalangi,
Ellerinde taş, ruhunda ağırlık,
Gökyüzüne baktı, deldi;
Toprağa bastı, böldü.

“Bakın,” dedi, “Size medeniyet getirdim!”
Ama unuttu, biz zaten medeniyettik,
Gök altında eşit, deniz kadar özgür,
Toprakla kardeş, rüzgarla dost.

O, bir kutu verdi bize, adına “zaman” dedi.
“Bunu bilmeden yaşayamazsınız,” diye fısıldadı.
Ama bilmedi ki bizim zamanımız
Dalgaların ritmi, yıldızların dansıydı.

“Bu kumaş parçası sizin değeriniz,” dedi,
Para dediler ona, altın dediler.
Ama bilmedi ki bizim değerimiz,
Bir elmanın yarısını paylaşmaktı.

Gökyüzümüzü sattı,
Denizimizi çizgilerle böldü,
Toprağımızı kilit altına aldı,
Ve bizi kendi gölgemizden korkuttu.

Papalangi, bilmezsin!
Gökyüzü delindiğinde,
Biz özgürlüğümüzden değil,
Senin esaretinden korktuk.

Bizim göğümüz hâlâ delik,
Ama ruhumuz hâlâ bir bütün.
Senin taşların, demirlerin, duvarların,
Bizim denizimizi kıramaz.

Ey rüzgarı esir etmeye çalışan adam,
Unutma!
Toprak hep bizi sever,
Ve gökyüzü bize hep döner.

Biz ne saatinizle yaşarız,
Ne paralarınızla.
Bizim zamanımız nefesimizde,
Bizim zenginliğimiz ruhumuzda.

Göğü delen bir adam olsan da,
Ruhumuzu bölemezsin.
Biz hâlâ burada, gökyüzünün altında,
Özgür ve sonsuz bir aşkla yaşarız...

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...