21 Mart 2025 Cuma

Susmak Kyametin Provası



Dün gece yıldızlar ağladı,

Ay, göğü kan kırmızısına boyadı.

Sahur vaktine kalkamadı çocuklar,

Çünkü açlıklarını bile unutacak kadar

Derin bir sessizliğe gömüldüler.


Kırık taşların üstünde,

Yanmış duvarların gölgesinde

Küçük bir çocuk çığlık attı.

Öyle bir çığlık ki,

Vicdanı olanın yüreğini parçalar,

Yürek taş olanı bile sarsar.


Ama dünya sağır,

Ama dünya kör,

Ama dünya dilsiz…


Büyük şehirlerin ışıkları sönmedi,

Lüks sofralar kurulmaya devam etti,

Borsa rakamları değişti,

Savaş tüccarları kârlarını hesapladı.

Ve bir çocuk,

Küçücük bedeniyle

Koca bir insanlık mirasını yitirdi.


Biliyor musun?

Ölen çocukların hayalleri vardı.

Birinin elinde bir uçurtma vardı mesela,

Göğe salmak için değil,

Özgürlüğü hissetmek için.

Birinin cebinde bir taş vardı,

Sadece bir taş…

Ama o taş, devasa bir zulmün

Vicdanına atılmış bir tokattı.


Şimdi soruyorum sana,

Susacak mısın hâlâ?

Fotoğraflara bakıp gözlerini mi kaçıracaksın?

Birkaç satır üzgünlükle mi

Vicdanını rahatlatacaksın?


Bir anne,

Toprak altında bebeğinin elini tutuyor,

Sımsıkı,

Asla bırakmayacak gibi…

Bir baba,

Enkazın başında durmuş,

Kelimeler boğazında düğümlü,

Bilmiyor hangi mezarın

Eşini, hangi mezarın oğlunu sakladığını.


Ve bir çocuk,

Sadece bir çocuk…

Kan tozu içinde,

Gözleri feryat,

Saçları rüzgârda dağılmış,

Ellerini sıkmış,

Göğe bakıyor.

Göğe,

Oradan bir ses bekler gibi…

Göğe,

Oradan bir adalet iner mi diye.


Ama bulutlar bile ağlamaya korkuyor,

Yağmurlar bile sessiz…

Ve biz,

Biz hâlâ susuyoruz.


Oysa susmak,

Kıyametin provasıdır.

Oysa susmak,

Zulme ortak olmaktır.

Oysa susmak,

Bir gün bizim de

O çocuğun yerine düşmemiz için

Yazılmış bir kaderdir.


Uyan ey insan!

Vicdanını, ruhunu, kalbini yokla.

Eğer hâlâ bir şeyler hissediyorsan,

Eğer hâlâ bir damla gözyaşın

O çocuğun sessiz çığlığına

Cevap verebiliyorsa,

Bil ki insan kalmışsın.


Ama eğer,

Eğer hâlâ susuyorsan…

Bil ki o gece,

Sadece 400 kişi ölmedi,

Sen de öldün,

Ruhunla, insanlığınla,

Vicdanınla…

Erol Kekeç/18.03.2025/Namazgah/İST

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...