Devletin Görkemine Övgü
Ey devlet-i âlî, hikmetle kaim,
Adın anıldıkça titre yer ve mâim!
Adaletin gölgesinde solmaz güller açar,
Sen varsan eğer, zulüm kimde kaçar?
Ey şevketin fermanıyle diz çöken cihan,
Kılıcın keskin, hükmün bir cihan!
Mazlumu gözettin, zalimi ezdin,
Hak mülkünde terazini düzdün!
Sanırlar ki adaletle ördün şu şehri,
Oysa bir perde, ardında zehri!
Dalkavuk doluşmuş dergâhına senin,
Her biri ak pak, her biri metin!
Bir ferman buyur, gök yere insin,
Bir işaretinle diller kilitlensin!
Medh-i Hükümdar
Ey hâkân-ı zîşan, ey padişah-ı âlem,
Adını anan her kul mest olur mahrem!
Ey cümle cihâna şâmı nur saçan,
Her hükmün akla, her fermanın can!
Sanırlar ki senin lütfun bol olur,
Mazlumun gözyaşı yerlerde solur.
Her kelâmın hikmettir, her lafın ferman,
Yalnız sana methiyeler yağdıran insan!
Bir kulp koyarsın her isyana,
Bir suç uydurursun her insana!
Fermanın erişti mi, diller susar,
Ağlamak bile suçtur, gözler buğar!
Adaletin kaleminden kan damlar,
Kime vurursa, başı eğik ağlar!
Gerçeklerin Ortaya Dökülmesi
Ey saltanat-ı mizansen, ey korku diyarı,
Sana sadık olanlar ancak bir maskarayı!
Görünürde şevket, aslında korku,
Zindanın kapısı her daim ordu!
Kim sussa hain, kim konuşsa asi,
Kim yaşasa suçlu, kim ölse fâni!
Dalkavuklar baş köşede, akıl bir kenar,
Kim şükran etmezse, boynu hep dar!
Bir ferman yaz, âlimi zindana koy,
Bir şiir oku, kanuna suç say!
Adaletin elinde bir terazi var,
Kim tartılırsa kaderi hep zar!
Sorarlarsa "Nerededir adalet?"
Zindanda çürür, kim bilir, belki ahiret!
Mührünle mühürle her kapıyı,
Halkı sustur, ilmi kap atıya!
Rüşveti kılıfla, emri pakla,
Kim feryat etse, kaldır hapse!
Suçun adı: "Fazla düşünmek!"
Cezası: "Kendi aklınla yürümek!"
Ey sahne kuran, rol dağıtan padişah,
Her sözün tiyatro, her icraat sahte ah!
Sarayında alkışlayan maskeler,
Korkudan eğilmiş bin bin diller!
Kimi hain, kimi casus, kimi firari,
Oysa senin kadar suçlu yok cihari!
Gölgen bile zulmet, adın bile şer,
Ama sanma ki devran hep böyle döner!
Son Uyarılar ve İronik Dersler
Sanma ki cümle tarih hep böyle kalır,
Mazlumun ahı ta feleğe varır!
İbret al tarihten, ey ferman yazan,
Sanma ki ebedîdir sahte nizamın!
Bir gün gelir ki o perdeler düşer,
Seni öven diller senden yüz çevirir!
Kudretini sandın, tahtını sağlam,
Oysa mülk Allah’ın, sen ancak bir adam!
Sanma ki hep sen varsın, sen hep hüküm,
Bir gün gelir ki o devran döner hüsran!
Ey mizansen-i saltanat, ey korku devleti,
Sanma ki baki kalır, döner bu şehri!
Gün gelir, o alkışlar yerini yuhaya bırakır,
O yaltakçılar, başka bir hükümdar bulur!
Bugün sultanım diyenler, yarın lânet okur,
Mazlumun ahı her tahtı bozar, her saltanatı yıkar!
Dua ve Kapanış
Ey Rabbim, adaletini göster cihana,
Mazlumun yüzünü güldür bir ana!
Zalimin gölgesini kaldır bu yerden,
Hak olan hükmünle besle her dilden!
Her kim ki şerre niyet edip hüküm kurar,
Ona ver ki, mazlumun ahı yürekleri burar!
Oyun biter, perde kapanır, sahne kararır,
İşte o vakit, kim haklı kim haksız, herkes anlar!
Tilhabeşlifilozof Şair/Mart-2025/İST
MİZANSEN DEVLET
Sahte Görkemin Övgüsü
Ey büyük devlet, adın ne yüce,
Adaletin var ya, dillere destan!
Kimse aç değil, kimse suskun,
Herkes özgür(!), herkes mutlu(!).
Öyle bir düzen ki, şeffaf camdan,
İçeri bakan kör, dışarı gören yalan!
Yasa var, kanun var, ferman hazır,
Kim düşerse tuzağa, sonu hapsolur.
Dalkavuklar sıraya dizilmiş,
Her biri birer ahlak bekçisi,
Her alkış, bir maaş zammı,
Her övgü, bir basamak daha yukarı!
Liderin(!) Yüceltilmesi ve Geçiş
Ey büyük başkan, yeryüzünün sahibi,
Adını duyan herkes secde eder!
Adaletin göğsümüzde bir madalya,
Yasaların hepimize eşit(!) ne güzel!
Sen varsan eğer, hukuk kimseyi ezmez,
Kimse haksız yere suçlanmaz, değil mi?
İnanan mutlu olur, sorgulayan pişman,
Doğruyu söyleyen hep bir adım geride!
Bir suç uydur, bir gerekçe bul,
Her muhalifi ya hain yap, ya casus!
İçeri giren suçlu, dışarı çıkan pişman,
Suçu neydi? "Yanlış düşünmek!"
Gerçeklerin Yüzüne Çarpılması
Ey maskeli devlet, ey sahne kurucusu,
Tiyatron çok büyük, roller kusursuz!
Sözde adalet, gerçekte mizansen,
Senaryoyu yazan belli, finali hep aynı!
Bir suç lazım mı? Hemen uyduralım,
Birkaç manşet, birkaç şahit, iş tamam!
Bugün kahraman olan, yarın hain,
Yarın hain dediğin, belki bir yıl sonra aziz!
Zulmü örtmek için yasalar yaz,
Hakkı söyleyeni bir gecede sustur!
Haklıysan bile suçlusun,
Çünkü "Senin iyiliğin için"(!)
Kendi yalanına önce sen inan,
Sonra başkalarını inandırmak kolay!
Zindanın anahtarı korkunun elinde,
Kim korkmazsa, onun sonu belli!
Geceleri süslü balolar,
Gündüzleri adalet nutukları,
Ama bir sor bakalım,
Halkın cebinde kaç kuruş kaldı?
Zulmün kitabı çoktan yazıldı,
Adı: "Güçlülerin Hukuku"
İçeriği: "Ne istersek o olur!"
Yayınevi: "Korku Devleti"
Bugün sana biat edenler,
Yarın adını bile anmaz,
Çünkü tarih, yalnızca zalimleri unutur!
İronik Ders ve Son Uyarılar
Sanma ki bu düzen hep böyle gider,
Mazlumun ahı, geceyi gündüze çevirir!
İbret al tarihten ey güç sarhoşu,
Zulmün saltanatı, her defasında biter!
Bir gün perde kapanır, ışık söner,
Kim doğruydu, kim sahte, herkes görür!
Şimdi alkışlayanlar, yarın taş atar,
Sana methiye düzenler, ilk kaçan olur!
Ey sahte adaletin sahte savcısı,
Ey korkunun kalemle yazılan anayasası,
Sanma ki hep sen kazanırsın,
Bir gün gelir, devran döner,
Ve sen de kendi mahkemende yargılanırsın!
Tilhabeşlifilozof-Şair/Mart-2025/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder