8 Mayıs 2025 Perşembe

Ferman-ı Yürek Gazze'nin Ahı

Ey sözde kardeş, kalpte yabancı,
Kur'an elinde, kalem küresel ajanda...
Namazın secdesi vitrinde,
Kalbin kıblesi başka!

Gazze yanarken ekranını siyaha bürüyenler,
Yemen ağlarken uçak bileti arayanlar,
Siz hangi dinden, hangi insanlıktan söz ediyorsunuz?
Kur’an’ı baş köşeye koyup,
Yüreğe hiç indirmeyenlersiniz siz!

Ey vicdanı ihaleye çıkaran kalabalıklar,
"Ümmet" dediniz,
Ama ne zaman çıkarla çatıştı,
O ümmeti hemen satılığa çıkardınız!
Siz önce dilinizle Allah dediniz,
Sonra kalbinize dolar sandınız!

Gazze’de kan rengiyle yazılmış Kur’an ayetleri,
Ve siz ekran başında:
“Ne kadar da üzülüyoruz…”
Üzülme seansları gibi iftar davetleri,
Dualarınız bile filtreli, Batı’yı gücendirmesin diye...

Ey gözyaşı müteahhitleri!
Mazlumun acısını istatistikle ölçenler,
Her çığlığı bağış kutusuna çevirdiniz.
O kutular doldu ama vicdanınız hep boştu...

Yemenli bir çocuk taş attı bir tanka,
Ve siz diplomasi masasında onun elini kestiniz!
Çünkü çocuk cesareti size fazla geldi.
Tanktan korkmadı çocuk ama sizden korktu,
Çünkü düşman tanktı, ama siz dost görünendiniz!

Mısır kapıları kapalıydı,
Ama saray kapıları açık:
Siyonist heyet geliyor, kahve hazır mı?
Gazze’de elektrik yok, ama
Siz LED ışıklarla süslenmiş salonlarda
Barış bildirisi imzaladınız...

Ey bayraklara sarılı ihanetler!
Gazze’de bir çocuğun ayağı kanıyor,
Ama siz hâlâ hangi bildiriyi imzalasak da
Batı bize madalya taksa derdindesiniz.
Oysa o çocuğun kanı,
Sizin şeref madalyanızın tam ortasında patlayacak bir gün!

Allah'ım!
Zamanı çevir, toprağı silk!
Kaldır yerin altındaki yiğitleri,
Belki yeniden utanır yeryüzü!

Siz ki, bir çığlık duymadan geceyi tamamlayamazsınız artık!
Ama çığlıklar size edebiyat,
Şehadetler size propaganda…
Kan sizde sadece ekran filtresi,
Oysa bizde dua, ağıt, kıyamdır!

Ey ümmeti reklam arası gibi görenler,
Sizin “kardeşlik” dediğiniz,
Hac mevsimi boyunca geçerli!
Sonra herkes birbirine döner sırt,
Ve sırtını dönenler hep kılıç çeker,
Ama kıblede buluşmaz o kılıçlar!

Ey medreselerin ahıra döndüğü çağın efendileri,
Siz bu dini ilahiyat fakültelerine değil,
Uluslararası fonlara teslim ettiniz.
Diplomalı mücahitlerinizle
Bir tweet atmaya korkarken,
Taş atan çocukları eleştirdiniz!

Ne zamanki ümmet dua etti,
Sizden önce vize soruldu…
Ne zamanki bir gözyaşı aktı,
Siz "hangi medya bunu kullanır" diye düşündünüz…
Ve işte o yüzden suskunluğunuz,
Savaşın kendisinden daha kanlıdır!

Ey Rabbim!
Bizi Gazze’nin duasına ortak et,
Ama hainlerin yalanına değil!
Zira artık kelimeler bile sizden utanıyor,
Ve ayetler siz konuşunca kendini saklıyor!

Erol Kekeç04.05.2025/Sancaktepe/İST

Gazze için içi kan ağlayan birinin kendisiyle hesaplaşması

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...