Sabahın ilk ışıkları sessizliği deler,
Yollar uzanır toprağa yıldızlar söner.
Bir fısıltının yankısı yükselir dağlardan,
Hak ve adalet, köklere işlenmiş sanki...
Hükümdarın tahtı, sadece taş değil,
Yüreğiyle yoğrulmuş, vicdanla eğilmiş.
Bir adalet terazisi, kılıçtan daha ağır,
Mazlumun duası, hükmün en saf çağrısıdır...
Ey hükümdar, bak yıldızlara bir gece,
Mazlumun hayaliyle yazılır her hece.
Gözünü yumma karanlıkta bir an,
Eşkıya bekler fırsatı, her yerde zamansız plan...
Kervanlar geçer, yollar boyunca sessiz,
Her yük, adaletin iziyle yol alır,
Taşların üzerinde yankılanır her adım,
Eşkıya çözülür, unutur karanlığın tadını...
Adalet bir gölgedir, hep yanında duran,
Bir de güneş gibi, mazlumu ısıtan.
Bir kalp atışı, vicdanın sesi,
Hükümdarın en derin niyeti...
Ey tahtın sahibi, unutma bu emaneti,
Her sözün yankısı doldurur cihanı.
Bir çocuğun gülüşünde yeşerir umutlar,
Zalim silinir, hak ile parlar yollar...
Gece bir sır fısıldar, kökler suya kanar,
Adaletle örülen yollar hep ışıldar.
Bir gün gelir, eşkıya kaybolur savrulur,
Hak zaferle anılır, adalet hüküm sürer...
Toprak susmaz, her damla can bulur,
Yağmur misali adalet hep yol bulur.
Hükümdarın adı kalır çağlar ötesinde,
Ve hak yazılır unutulmayan bestelerle...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder