Uyan ey insan, uykular derin,
Kördüğüm olmuş yollar, zemin adım bekler.
Zaman bir iğne, işler sessizce ruhuna,
Uyan ki sen mahkum değilsin sonsuz karanlığa...
Kapalı gözlerinle ne gökkuşağına dokunabilirsin,
Ne güneşin ilk ışıklarına.
Hangi düş bir gerçeğin yerini alır,
Hangi karanlık ışığa karşı durabilir ki?
Bu karanlık seni kendine hapsetmiş,
Düşlerinin sessiz kölesi etmiş.
Hangi gecenin saflığı,
Hangi yıldız seni unutmuş olabilir ki?
Bak! Işığın yolu seni çağırıyor,
Ama sen hala karanlığı örtü gibi sarıyorsun.
Kalbin bir lambadır aslında,
Kendi içinde yakmayı unuttuğun...
Ben senin yol fenerinim,
Batık gemiler arasında yolunu bulan ışığım.
Gölgelerden çekip alırım seni,
Yeter ki gözlerinle gör; kulağınla duy beni...
Hayatın çetrefilli dalgalarında,
Bir liman gibi bekler seni umut.
Ama sen, korkularına zincirlenmiş,
Özgürlüğün melodisini işitemiyorsun hala...
Bak ey insan! Güneş her sabah yeniden doğar,
Ve her sabah bir davettir yeni bir hayata.
Sen, kendi hikayeni yazmayı unuttun,
Kendi adıyla seslenmeyi bilmeyen bir yolcusun...
Hangi şafakta kayboldun, hangi yağmurla sustun?
Hangi kuytuda sakladın umut tohumlarını?
Unutma, hayat seni bekleyen sabırlı bir öğretmendir,
Ve her sabır, sonunda çiçek saçar...
Kime inandın, kimden korktun?
Hangi yalan seni kendine mahkûm etti?
Kendi içindeki sesinle hesaplaşmanın zamanı geldi,
Gerçek karşında duruyor, artık gör!
Kalbinin kapılarını arala,
Çünkü her adım, karanlıktan kaçışa bir davet,
Ve her an, yeni bir doğuşun habercisi.
Artık o sessizlikten çık; haykır, bağır!
Karanlık seni ne kadar çekerse çeksin,
Ellerindeki umutla aydınlat dünyayı.
Kendi içindeki ateşi yak ve koru,
Çünkü o ateş, seni kendi hakikatine taşıyacak...
Korkuların üzerine yürü,
Çünkü korkular en çok korkuyu sever,
Ama sen bir umut, bir ışık taşıyıcısın,
Ve her fırtına, sonunda bir gün dinecek...
Uyan ey insan, çünkü hayat seninle başlar,
Gözlerini her kapattığında dünyadan kopuyorsun.
Ama gözlerini açtığında,
Her şeyin en gerçeği seni bekliyor.
Zaman seni çağırıyor,
Hayat seni yeniden inşa etmek için kucaklıyor.
Bir uyanış başlar, tıpkı ilk gün gibi,
Ve sen, kendi ışığınla karanlığı yok edeceksin.
Artık uykular bitti, ey insan!
Artık uyan, çünkü yollar senin ışığınla aydınlanacak...
Bahadır Hataylı/15.12.2024/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder