Ülkemin toprağı zengin, verimli, cömert,
Çorak değil hiç, bereket akar derinlerden,
Her tohum yeşerir burada, her fidan boy verir,
Ama "adam" nadir çıkar, bulunmaz bir cevher gibi.
Yağmurlar yağar, nehirler taşar,
Doğa cömerttir, verir de verir.
Dağlar doruğunda sırtlanır karı,
Ovalarda hasat beklerken,
Bir adam eksik olur sofrada,
İçten, samimi, dürüst bir adam.
Ayçiçekleri yüzünü güneşe döner,
Buğday başakları gururla uzanır göğe,
Lakin insan eksiktir bir türlü,
Toprağın verdikleri ona yetmez.
Bir eksik, hep bir eksik kalır bu toprakta,
"Adam" dediğin nadir bulunur burada...
Bir yanda bilge gibi duran çınarlar,
Diğer yanda sessizce büyüyen çamlar,
Fakat insan, sağlam kök salmaz bir türlü,
Rüzgarın önünde savrulup gider,
Çınarın gölgesinde bile kaybolur bazen,
Kendi gölgesinden kaçarak...
Toprakları cömertçe bahşedilmişken,
Bu diyarın insanı niye böyle çorak?
Her tohum filizlenir de,
Bir "adam" filizlenmez kolayca,
Belki de adanmışlık eksik,
Belki de niyet bozuk baştan beri...
Oysa dostum, bir ağaç gibi dimdik,
Rüzgara karşı eğilmeyen,
Sağlam köklere bağlı,
Dalını budağını güneşe açan,
Bir adam gerek bu topraklara,
Zira yürek gerek hasada.
Güzellemeler dizilir bu bereketli topraklara,
Düşünürüz bazen, belki vardır bir umut,
Bir tohum gibi toprağın bağrında saklı,
Ama sabır gerekir yeşermesi için,
Derinlere inen kökler gibi,
Bir bekleyiş, bir direniş gerekir burada...
Ve dostum, unutma,
Her yeşeren fidan, bir adam değil,
Her çiçek açan dal, dost olmaz.
Kimi zahirde görkemli,
Ama kökleri çürük,
Kimi aldatır güzelliğiyle...
Fakat bu toprakta,
Bir gün gelecek,
Bir "adam" çıkar ki,
Bütün çorak ruhlara,
Bir yağmur gibi yağacak...
Erol Kekeç/10.09.2024/Namazgah/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder