Ey halkım, duyun sesimi,
Çöken bir çınarın dallarından konuşuyorum size.
Kökleri kurumuş, gövdesi kurtlara yem olmuş,
Bir milletin feryadını haykırıyorum.
Bir vakit adaletin gölgesinde serinleyen şehirlerimiz,
Şimdi zalimin gölgesinde titriyor.
Bir vakit alın teriyle yoğrulan ekmek,
Şimdi rüşvetle, yalanla, haramla pişiyor.
Vicdan öksüz, hak yetim,
Merhamet mezara gömülmüş.
Çocukların gözleri ışığını kaybetmiş,
Gençlerin hayali göç yollarına zincirlenmiş.
Meclislerimiz bir zamanlar milletin diliydi,
Şimdi körlerin oynadığı bir tiyatro sahnesi.
Söz, söz olmaktan çıkmış,
Vaad, umut değil; ihanete mühür olmuş.
Ey halkım, çöküş böyle gelir sessizce,
Korkakların alkışında, cahillerin narasında.
Erdem unutulunca, liyakat kapı dışarı edilince,
Koltuklar hırsın, saltanatın mezar taşı olur.
Ben söylüyorum size:
Bu gidiş, bir milletin kendini tüketişidir.
Dost, düşman olmaz, önce vicdan kaybolur,
Sonra ekmek, sonra huzur, sonra yarın…
Ve bir gün, tarihin kara defterinde yazılır:
“Bir toplum vardı; kendini yiyerek yok oldu.”
Bahadır Hataylı/23.08.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder