26 Ağustos 2025 Salı

Memleket Destanı Taşlama

Gördüm ki çarşıda ateşten duman,
Bir domates altın, soğan da burhan.
Torbası boş döner evine insan,
Cüzdan küs, umut yorgun, göz perişan...

Çiftçiye vardım, tarlası suskun,
Traktörü borçlu, toprağı mahzun.
“Ektim biçtim, tüccar biçti” der,
Çiftçi eker, ürün borca gider...

Emekli bankta gölge arıyor,
Üç kuruş maaşla ömür sarıyor.
“Gençliğim çalışmakla geçti” der,
Şimdi çayı dertle içtiği yer...

Bir eve girdim, kadın ocağında,
Yük taşır sırtında, dert kucağında.
Kürsüde eşitlik nutku atılır,
Ama mutfakta kadın yorulur...

Mektep avlusunda çocuklar durur,
Kimi deftersizdir, kimi aç olur.
“Hayalim uçmak” der, kanadı kırık,
“Doyacağım” der, simidi yarım...

Memurun masası dosyayla dolu,
Sabırla yaşar, umudu soluklu.
Maaşı ay ortasında tükenir,
Defteri borçla yeniden biter...

Kahvede gençler, diploma elde,
İş kapısı kapalı, umut gölgede.
Oyun oynar, fal bakar, vakit tüketir,
İşsizlik memleketi tüketip bitirir...

Hastaneye vardım, koridor dolu,
Doktor reçete yazar, hasta soluklu.
İlacın bedeli dağ gibi ağır,
Borç değil hastalık insanı yakar...

Bir saray gördüm, sofralar dolu,
Altın tabak, gümüş kaşık yolu.
“Milletimiz tok” der kürsüde biri,
Halkın evinde açlık dirilir...

Ekranı açtım, masallar söyler,
Gerçeği küçük puntoda gizler.
Gazete ninni, televizyon masal,
Uyuyan halk uyanmaz kolay kolay..

Yola çıktım, asfalt parlar,
Köprü yüksek, fatura ağlar.
Geçsen de borç, geçmesen de borç,
Milletin sırtı yorgun, cebi boş...

Meydanı gördüm, taşlar sabırlı,
Gökyüzü sessiz, halk uykulu.
Ama bil ki zulüm gölgede büyür,
Güneş doğunca her şey çözülür...

Bahadır Hataylı/03.07.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...