23 Ağustos 2025 Cumartesi

Neden Geldin Ey İnsan?

Ruhlar âleminde bir gün,
Henüz toprağa düşmemiştin,
Henüz annenin kucağını bilmemiştin,
Henüz gözlerin ışığı tatmamıştı.
Sana soruldu:
“Ben sizin Rabbiniz değil miyim?”
Ve sen,
Hiç tereddüt etmeden,
Titreyen bir sevinçle,
“Evet, şahidiz!” dedin.

O söz, alnına mühür oldu,
Gönlüne kazındı,
Varoluşunun en derin yerine işlendi.
Ve sen indin bu dünyaya,
Toprakla buluştun,
Ağızdan ilk nefesi aldın,
Kulağına ezan okundu.

Ey insan, düşün şimdi:
Bu dünya bir oyun muydu?
Bir tesadüf, bir eğlence mi?
Rabb’in sana ihtiyaç duyduğu için mi geldin buraya,
Yoksa senin ebedî yolculuğunu
Sınamak,
Arıtmak,
Hakikatle yüzleştirmek için mi?

Hayır!
O, hiçbir şeye muhtaç değil,
Senin secdene, senin zikrine, senin varlığına bile…
Ama sen,
Onun rahmetine muhtaçsın,
Onun affına, onun rızasına,
Onun “kulum” deyişine…

Ey insan!
Ne çok unuttun,
Ne çok aldandın,
Ne çok oyuncakların peşinde koştun!
Oysa her gülüşünde,
Her gözyaşında,
Her kalp atışında,
Sana hatırlatıldı:
“Bir gün döneceksin.”

Sen dünyaya şeref olmak için gönderildin,
Emanet taşımak için,
Dağların bile titreyip reddettiği yükü yüklenmek için.
Sen bu dünyaya,
Zulme karşı dimdik durmaya,
Merhameti yeryüzüne yaymaya,
Sevgiyle adaleti ayakta tutmaya geldin.

Ey insan!
Bu hayat, senin mülkün değil,
Bu beden, sana verilmiş bir emanet,
Bu zaman, sana açılmış bir fırsat.
Bugün gülersin, yarın toprağa düşersin.
Bugün nefes alırsın, yarın susarsın.
Bugün “benim” dersin,
Yarın bütün sözler
Bir kefen sessizliğine gömülür.

Ey insan!
Neden geldin biliyor musun?
Unutma:
Senin için değil,
Onun için değil,
O zaten yücelerin yücesi!
Sen, kendi ebediyetin için geldin.
Kendi kurtuluşun için,
Kendi sözünü yerine getirmek için.

Ey insan!
Dünya, sana verilmiş bir sınav kâğıdıdır,
Her gün bir satırını doldurursun,
Her sözün, her adımın, her niyetin,
O defterin içinde yazılı kalır.
Sonra gün gelir,
O defter açılır,
Ve sana sorulur:
“Ey kulum, sözünü tuttun mu?”

Ey insan, hayret et!
Sen boşuna gelmedin bu dünyaya,
O’na muhtaç olduğu için değil,
Senin ebediyetini kazanman için.
Şimdi titreyen yüreğinle düşün:
Sözünü tutacak mısın?
Yoksa boş hayallerle
Bir ömür harcayıp,
Kendi ellerinle kaybedecek misin?

Erol Kekeç/10.01.2025/Namazgah/İST

Hiç yorum yok:

TOK MİDELER, AÇ VİCDANLAR

  Dediler ki: "Onlar yiyeceğine biz yiyelim!" Dedim ki: Buyurun yiyin efendiler, Yiyin de görün bakalım, Mideyle vicdanın kavgasın...