Ben daha nefes almadım,
Bir çığlığım yok, bir adımım…
Ama duyuyorum!
Toprağın iç çekişini,
Gökyüzünün hıçkırığını,
Ve insanların yorgun dualarını…
Bir karanlığın içindeyim ama kör değilim,
Bir sessizliğin içindeyim ama sağırım sanmayın.
Kulağıma çalınan her kalp atışı,
Dünyanızda kaybolmuş bir vicdanın yankısı...
Neden bu kadar koşuyorsunuz?
Aradığınız ne?
Altın mı, unvan mı, alkış mı?
Peki ya huzur nerede?
Ben daha doğmadım,
Ama korkuyorum…
Bir ağacın kesilişini hissediyorum,
Bir annenin gözyaşını,
Bir çocuğun aç yattığını,
Bir gencin umutla susuşunu…
Ve diyorum ki:
Durun!
Bir bebek daha doğmadan
Dünya bu kadar yorgun olmamalı!
Bir nefes almadan
Bu kadar kirli olmamalı hava!
Ey yaşayanlar,
Ne olur bir kez de siz susun da
Kalbiniz konuşsun…
Birbirinize değil,
Kendinize yabancılaşmayın artık!
Ben umutla gelmek isterim dünyaya,
Yeşeren ağaçlarla,
Gülen yüzlerle,
Vicdanla işleyen adaletle…
Ve belki bir gün ben:
Bir barışın adı olurum,
Bir sevdanın duası,
Bir vicdanın uyanışı olurum!
Ama şimdi…
Anneciğim,
İzin ver birkaç ay daha orada kalayım.
Belki sen dünyayı değiştirirsin,
Ben de gözlerimi umutla açarım…
Bahadır Hataylı/24.04.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder