Gecemi gece yapan ben miyim,
Yoksa ruhumun suskun ezgileri mi?
Her sessizlikte biraz daha içime bükülürüm,
Her yıldızda bir yara parlar gözlerimde...
Bazen ben bile tanımam kendimi,
Bir rüya mıydım yoksa bir uyanış mı?
Bu gariplikler sarar yüreğimi ıssızlığa,
Kendi gölgeme bile sığınamaz olurum...
Aynalar kırılır bakışlarımdan,
Çünkü içimde yüzleşilmemiş ne çok ben var.
Bir yanım çocuk gibi inanmak ister her şeye,
Bir yanım yılların küskünlüğünde susar...
Ben miyim bu duyguları büyüten,
Yoksa içimde gizli bir şair mi var,
Yalnızlıktan harf devşiren,
Geceyi karalayan bir kelime avcısı?
Sormaktan yoruldum bazı geceler,
Yanıt vermeyen yıldızlara mektuplar yazdım.
“Bu kalp, ne zaman kendini tamamlar?”
Diye sordum, cevabı gözlerimle kazıdım...
Ey karanlık,
Sen mi benimle bu kadar içli dışlısın,
Yoksa ben mi seni bu kadar içime aldım?
Bir gecenin ortasında kendimi ararken,
Belki de en çok kendimi kaybettim...
Ve şimdi biliyorum,
Gecemi gece yapan ne yıldız eksikliği,
Ne de ayın mahcubiyeti…
Benim içimde uyumayan bir ruh var,
Ve o, her gece beni uyanık bırakır...
Erol Kekeç/16.04.2025/Namazgah/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder