Ey devranın dibine çöreklenmiş riyakârlar kervanı!
Kimse sormaz oldu artık: “O lokma helal mi, haram mı?”
Hırkayı sorma bile, sanki Tesettür Haftası lansmanı,
Her yakada marka, her dilde yalanın manşeti var!
“Bir hırka bir lokma” dediniz ya…
Ben nice derviş gördüm; lokması zeytinyağlı sarma,
Hırkası saten, içi pelüş, dikişi Paris işi…
El etek öptüren zikir halkalarında dönerken,
Önce kartı çektirip, sonra tevazu yapıyorlar.
Hani “yol fakr-u zaruret yolu”ydu ey sofular,
Ne zaman döndü bu yol, Swiss otel lobisine?
Derviş değil CEO geziyor tekkelerde artık,
İki rekatla sponsorluk alanlar var yahu!
Lokma diyorsun ama, trüflü çorba içenler var,
İftar sofrasında somon balığıyla oruç açanlar,
Bir de garip gariban, kuru ekmekle hasbihal eder,
Lakin onun duası çıkar göğe,
Sizin lokmalar döner tabakta, vicdan sıfır!
Hırka dedikleri öyle alelade yün mü sandın?
Altın iplikle dokunmuş, adına “Tasavvuf Giyim” denmiş.
Üzerine markayı nakşetmişler, “Mütevazı Lüks”
Kendini saklamak değil,
Kendini vitrin etmek olmuş hırkanın gayesi!
Ey samimiyetin tahtını pazarlık masasına sürenler!
Siz ne zaman baş koydunuz taş yastığa da sabah ettiniz?
Gecenin en karanlığında dua etmeye değil,
Takipçileri görmek için story atmaya kalktınız.
Yahu dervişlik dediğin şey
Tespih çekmekle değil, nefsi terk etmekle başlar!
Ama siz nefsi değil, sadece PR’ı kovaladınız,
Çünkü günümüzde “zühd” bir pazarlama stratejisi!
Bir gün semazen döndü döndü,
Ama kalbi değil, sponsoru döndürdü onu,
Zikir gecesi dedikleri eventte
Ses sisteminden dua, cateringten kavurma geldi!
Siz hangi kalple ağlıyorsunuz Rabbiniz’e?
Gözyaşınız bile photoshoplanmış,
Tövbeniz bile trigger kelime olmuş algoritmaya,
Namaz kılan dizilerdeki figüran gibi kılgınız!
Öyle şekil, öyle cilâ, ama içinde ses yok!
Ben bir köylü ninem bilirim,
Hırkası yamalı ama duası Himalaya gibi yüksektir.
Bir de sizleri bilirim:
Ceketi dik durur, kalbi eğiktir.
Cuma hutbesine Bentley’le gelen adamın
Yüzü secdede değil, kamerada görünür!
Sadece o mu?
Kürsüdeki nice imam, gönlünü iktidara bağlamış,
Ayetlerle değil, anketlerle konuşur!
Lokma yağlı olunca dudakta cilâ,
Ama ne mide sindiriyor ne vicdan!
Sırmalı hırka içinde terlersiniz de,
O ter size değil, yetimin bedduasına bulaşır!
Ey vakıf adıyla vergi kaçıranlar,
Ey dernek tabelasıyla lüks içinde yaşayanlar,
Sizin hırkanız değil haktan,
Sizin lokmanız değil hakikatten!
Ve siz “bir hırka bir lokma”yı diline dolayanlar,
Bir kere olsun
Bir yetimin başını okşadınız mı gece sessizliğinde?
Bir kere olsun
Bir annenin gözyaşında boğulmayı göze aldınız mı?
Sizin zikirleriniz bile sahne arkası çalışılmış,
Sizin kalbiniz değil Allah’a açık,
Sadece influencer işbirliklerine açık!
Ey çağdaş mürailer,
Ey softa kılıklı popülerlik sarhoşları,
İnandığınız Allah mı,
Yoksa profilinizdeki onay işareti mi?
Ben şahidim:
Sırmalı hırkaların içinde kibir üşür!
Ben şahidim:
Yağlı lokmalar mideyi değil, imanı bozar!
Oysa ne demiş büyükler:
“Bir hırka bir lokma”
Yetinmenin, sabrın, kanaatin adıdır.
Şimdi ise sadece Instagram biyografisi!
Ne zaman bu hale geldik,
Ne zaman tevazuya aksesuar dedik?
Ne zaman dervişi danışman,
Zikri dekor yaptık?
Gelin itiraf edin:
Siz Allah’ı değil, kalabalıkları seversiniz.
Bir el öpmek için yirmi poz verirsiniz.
Sizin hırkanızın ucundan
Asla Yusuf’un kokusu gelmez.
Bir vakıf yemeğinde dökülen artıklarda
Bir milletin duası saklıdır.
Ama siz onu bile çöpe atar,
Sadaka verirken selfie çekersiniz.
İşte ben,
Şu kışta titreşen bir sokak çocuğunun yorganında
Gerçek hırkayı gördüm.
Ve Ramazan gecesi
Bir kadın kocasının yokluğunda
Ağlarken ısıttığı çorbanın buğusunda
Gerçek lokmayı tattım!
Siz ise hâlâ
Yağlı lokmaları mideye,
Sırmalı hırkaları vitrine sokmakla meşgulsünüz.
Rabb’inize değil, görünmenize secde ediyorsunuz.
Ama unutmayın:
Sırmalardan hesap sorulacak,
Yağlı lokmalardan yargılanacaksınız!
Belki de bir dilim ekmek,
Binlerce altın değerindeki sofranızdan daha değerlidir…
Ve son sözüm şudur:
Bir gün bu dünya da döner.
Sırmalı hırkalar ateşe,
Yağlı lokmalar mideye değil
Mahşer terazisine konur.
Tilhabeslifilozof/06.04.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder